
Seçilmiş CHP lideri Özgür Özel “En evrensel hukuk kuralıdır. Savunma hakkı kısıtlanamaz. Bunu bilmeyen kimse yok bu dünya üstünde, bu mahkemedekiler ya da ona talimat verenler dışında” ifadelerini kullandı.
Seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, cezaevi çıkışında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özel “En evrensel hukuk kuralıdır. Savunma hakkı kısıtlanamaz. Bunu bilmeyen kimse yok bu dünya üstünde, bu mahkemedekiler ya da ona talimat verenler dışında” ifadelerini kullandı.
Özel’in açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“Değerli arkadaşlar, bugün ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ diye ifade etmeye ve yaftalamaya çalıştıkları, partimizin aldığı karar gereğince 23 Mart günü 2 milyon üyemizle ön seçime girip Cumhurbaşkanı adayı olma konusundaki ön seçimde yer almak üzere hazırlık yaparken, tam dört gün önce 19 Mart günü gözaltına alınan, bundan da bir gece önce 33 yıllık diploması iptal edilen, 23’ünde tüm Türkiye’de 2 milyon üyemiz sandığa gidecekken dayanışma sandıkları kurduğumuzda 15,5 milyon vatandaşımızın gidip oylarıyla aday gösterdiği, o saatlerde tutuklanıp bu cezaevine konan ve o günden bugüne de 16 aydır cezaevinde tutuklu olan Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmaya başlayacağı gündü bugün. Hep birlikte bugün Silivri Cezaevi içindeki özel yapılmış mahkeme salonundaydık. Siz 9 Mart’tan itibaren kesintisiz olarak bu duruşmayı izliyor, tarihe tanıklık ediyorsunuz. Tarihi kayda geçiriyorsunuz ve vatandaşlarımızın da burada olan biteni öğrenmesine katkı sağlıyorsunuz. Tüm basın emekçilerine ilk günden şu ana kadar gösterdikleri emek için de teşekkür ediyoruz” dedi.
“Hedef benim, onun için bırakın bu masum insanlarla uğraşmayı.”
“Allah şahittir ki, hepiniz şahitsiniz ki, hepimiz şahidiz ki ilk günden beri Ekrem İmamoğlu, ‘İlk savunmayı ben yapmalıyım’ diyor. ‘Söz verin bana savunma yapacağım. Çünkü mesele bu insanlarla ilgili değil’ diyor. ‘Burada 400’ün üzerinde kişiyi yargılıyorsunuz. İlk gün için 100’ün üzerinde tutuklu vardı, bugün 53’e indi. Bu insanlarla kimsenin bir meselesi yok. Mesele benim, hedef benim. Ben bu ülkenin bir sonraki Cumhurbaşkanıyım, partimin ve milletimin Cumhurbaşkanı Adayıyım ve bugünkü Cumhurbaşkanı benim onu bir kez daha yenmeme, partimin onu bir kez daha yenmesine, Türkiye’de iktidarın değişmesine engel olmak için partime ve bana darbe yapıyor. Hedef benim. Onun için bırakın bu masum insanlarla uğraşmayı, bırakın onları’ dedi. Gün geldi ve o kadar kızdı ki ‘Bütün suçları bana atın. Herkes çıksın’ dedi. ‘Ama mesele benimle onun arasında’ diye söyledi. Hepiniz duydunuz.
“İmamoğlu’na az söz vermemek için elinden ne geliyorsa onu yaptı.”
Allah şahittir ki, basın şahittir ki, hepimiz şahidiz ki o günden beri mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu’na savunma yaptırmamak için, mümkün olduğu kadar geç yaptırmak için, ona mümkün olduğu kadar az söz vermek için elinden ne geliyorsa onu yaptı. Bir süre sonra da bazı kalıplar geliştirdi. En çok da siz duydunuz. Sona doğru gelince mahkeme başkanı, mahkemeyi 9 Temmuz’da bitireceğim dedi. Şöyle bir durum çıkıyor ortaya; 143 eylemle suçlanıyor. Her eylemden ona da ceza isteniyor. Bir şeyler söylemesi, kendisini savunması ve bütüncül bir savunma yapması lazım. İmamoğlu ‘3-4 günde savunmamı bitirebilirim’ dedi. ‘Yarım gün, belki biraz daha fazla bir süre verebilirim sana’ diyor.
En evrensel hukuk kuralıdır. Savunma hakkı kısıtlanamaz. Bunu bilmeyen kimse yok bu dünya üstünde, bu mahkemedekiler ya da ona talimat verenler dışında. En korkunç dönemleri anlatırken, hep darbe dönemleri konuşulur. Abdullah Baştürk 109 gün savunma yaptı. Fehmi Işık 7 gün aralıksız savunma yaptı. O mahkemeler bunu yaptı.
Alpaslan Aslan, Danıştay katili, Ergenekon’dan yargılandı şurada. Tam 76 saat savunma yaptı. FETÖ yargısı dedi ki ‘Savunma hakkı kısıtlanamaz’. Alpaslan Aslan’a 76 saat tahammül etti FETÖ yargısı. Erdoğan yargısı; kendisini 4 kez üst üste yenmek dışında hiçbir suçu olmayan, 16 aydır TRT’siyle, bütün yandaş kanallarıyla, servis ettiği yalan bilgi notlarıyla, bütün merkez medyasıyla haysiyet cellatlığı yaptığı, onurunu ayaklar altına almaya çalıştığı Ekrem İmamoğlu… 9 Mart’tan beri de şu anı bekleyen Ekrem İmamoğlu’na ‘Bu devletin Alpaslan Aslan’a 76 saat savunma yaptırma imkanı var ama senin süren 6 saat’ dedi arkadaşlar.
“Cesareti olan gelsin, buradaki hukuk katliamını görsün.”
Korkuyorlar. Saray rejimin parça pinçik olacağı gün bugün ya… Savcı oradan ‘CMK 203’ü uygula’ diye bağırıyor. Bugün söylenen sözü, basit bir söz olarak almasın kimse. Mandela ‘Ölmeye hazırım’ diye bitirdi sözlerini. Bunları duyun, sonra uyuyun bu akşam. Tarihin en büyük iftirasına muhatap olduğumuz gerçeğiyle uyuyacağız. Mandela, Castro kazandı, darbelerde zulüm görenler kazandı. Bu davada yargılananlar kazanacak. Savunmayı susturmaya çalışmak bunun millete bir sesleniş olduğunu bildiklerinden. Şaşırıyoruz mu sanıyorsunuz? Tüm zamanların en büyük özgüveniyle buradayız. İş birlikçiler, yalakalar ne derse desin. Cesareti olan gelsin, buradaki hukuk katliamını görsün. Biz, millete sesleniyoruz, millete. Yoksa 12 Eylül darbecilerinin esirgemediği savunma hakkını bizden esirgeyenlere, FETÖ’cülerin Danıştay katilinden esirgemediği savunma hakkını bizden esirgeyenlere şaşırıyoruz mu sanıyorsunuz? Tüm zamanların en büyük kötülüğü ile karşı karşıyayız.
“Bizi yıkamayacaklar, biz kazanacağız.”
Bugün tutuksuz yargılanmalarına karar verilen az sayıda arkadaşımız için seviniyoruz, ailelerin mutluluğunu paylaşıyoruz. 16 ay sonra halen daha 53 tutuklulu bu dosyadan utanıyoruz. Tarih önünde sabretmeye devam ediyoruz. Bizim sabrımız dağı delecek. Bu milletin sandık sabrı da bütün hesapları değiştirecek. Göreceksiniz, bir gün hem de çok geçmeden bir gün, nasıl geçmişin bütün darbe rejimleri mahkum olduysa ya da darbeye kalkışanların buradaki yargılamaları mahkum olduysa, burada yapılanlar da bir gün mahkum olacaklar. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz. Ailelerine sımsıkı sarılıyoruz. Hakikatten aldığımız güçle, suçsuzluktan aldığımız güçle ve haklı olmanın verdiği cesaret ve enerjiyle dimdik ayaktayız. Bizi yıkamayacaklar, biz kazanacağız. Teşekkür ediyorum arkadaşlar.”