Sincan’da Müslüman Katliamı İddiası

Silahlı Çin polisi Uygur Türkleri’nin yaşadığı Sincan’ın başkenti Urumçi caddelerinde nöbet tutuyor. Ramazan ayı boyunca şiddet ve tutuklamalar devam etti (Fotoğraf: Goh Chai Hin / AFP / Getty Images)
Silahlı Çin polisi Uygur Türkleri’nin yaşadığı Sincan’ın başkenti Urumçi caddelerinde nöbet tutuyor. Ramazan ayı boyunca şiddet ve tutuklamalar devam etti (Fotoğraf: Goh Chai Hin / AFP / Getty Images)

Çin dışında yaşayan Uygur liderlerinin iddiasına göre Batı Çin eyaleti Sincan’da yaşayan binlerce Uygur Türkü çıkan olaylar sırasında öldürüldü.

Olay Ramazan ayının son günlerinde meydana geldi ve Çinli yetkileri protesto eden Uygurlara karşı yapılan şiddetli misilleme sonucu binlerce kişinin öldürüldüğü iddia edildi.

Sürgündeki Uygur lideri ve Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabiya Kadir, 5 Ağustos tarihinde Özgür Asya radyosuna verdiği röportajda şunları söyledi: “Elişku kasabasındaki bir mahallede olayın ilk günü Çin güvenlik güçleri tarafından en az 2.000 Uygurlu Türkün öldürüldüğüne ve cesetlerin sokağa çıkma yasağının olduğu ikinci ve üçüncü gün temizlenmiş olduğuna dair elimizde kanıtlar var.”

Katliamın 28 Temmuz tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Deliller arasında Elişku sakinlerinin kayıtlı ses mesajları ve tanıkların yazdıkları bulunmakta.

Uygur Amerikan Derneği başkanı Alim Seytoff ile yapılan telefon röportajında “Olay yerinde olan farklı insanlardan farklı haberler duymaktayız” dedi ve ekledi: “Çin güvenlik güçlerinin yasadışı bir şekilde saldırdıklarını ve insanları katlettiklerini biliyoruz… ölü sayılarını daha az gösteriyorlar. Sayıların Çin Hükümeti’nin bildirdiğinden kat kat daha fazla olduğunu biliyoruz. Tabi ki ölüleri saymak için oraya birisini gönderemiyoruz.”

Herhangi bilgi sızmaması için bölgede internet, sms ve cep telefonu kullanıma kapatıldı.

Ramazanda Göz Açtırmadılar

Ramazan ayı boyunca, Müslümanların yaşadığı Sincan bölgesinde baskılar giderek artmıştı, yetkililer oruç tutmayı yasaklamış, kıyafet, seyahat ve toplantılara kısıtlamalar getirmişti.

Ramazan boyunca, öğrenciler ve kamu çalışanlarına oruç tutmak yasaklandı ve orucu bozmaları için beslenmeye zorlandılar.

Yetkililer, 18 yaş altındaki çocukların camiye girmesini yasakladı ve din eğitimi almasını yasadışı ilan etti.

İnsan hakları grupları, her yıl Ramazan ayı boyunca Çin hükümetinin İslam kimliğini yok etmeye çalıştığını iddia ediyor.

Özgür Asya radyosunun haberine göre, olay yerinde güvenlik güçleri hala devriye geziyor ve şüphelileri gözaltına alıyor.

Olaylardan önce, 30 Haziran’da Kaşgar bölgesinde 113 sanık halka açık mahkemede cezaya çarptırıldı. Aynı mahkemede dört kişi müebbet ile cezalandırıldı. Daha sonra, bir gencin vurulmasını protesto eden 17 tutuklu cezaya çarptırıldı.

Bir kadın Radyoya verdiği röportajda “Kısa bir zaman önce aralarında iki erkek kardeşimin de bulunduğu 17 kişilik bir grup devlete karşı suç işlediği iddiası ile mahkemeye sevk edildi” dedi.

Cinayetler

30 Temmuz tarihinde, Kaşgar bölgesinde bulunan Çin tarafından atanan Çin’in en büyük camisinin imamı bıçaklanarak öldürüldü.

Bu bölgede yaşayan bir öğretmenin anlattığına göre İmam, sürekli olarak Uygur halkını eleştirdiği ve Urumçi isyanlarında rejimi desteklediği için Uygur halkı tarafından sevilmiyordu.

Çin devlet haber ajansı Xinhua’nın bildirdiğine göre polis, imamın ölümünden sorumlu iki şüpheliyi öldürdü ve bir kişiyi de gözaltına aldı.

Ayrıca 19 Temmuz tarihinde Uygur Komünist Parti yetkilisinin karısı öldürüldü. Komünist Parti yetkilisi bir gün önce polis ile birlikte namaz sırasında camiyi basmıştı. Çıkan olaylarda parti yetkilisi de ağır yaralandı.

Çinli çiftçiler 9 Temmuz’da bıçaklanarak öldürüldü. Polis, Uygurlu bir şüpheliyi öldürdü ve üç şüpheliyi de tutukladı.

Komünist yetkililer Sincan’da otobüs ve havayolu üzerinde sert seyahat kısıtlamaları getirdi. Seyahat eden yolcuların çakmak ve yoğurt kabı taşıması yasaklandı. Urumçi’de ise daha sert önlemler alındı. Yetkililer yoğurt kabının ev yapımı bombada kullanılmasından endişe ediyor.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.