
CNN 8 Temmuzda, 2024’teki bir bağış etkinliğinde Donald Trump’ın sert çıkış yaptığı konuşmanın ses kaydını yayımladı. Ses kaydında Trump bir grup kampanya bağışçısına, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin rejimi lideri Xi Jinping ile yaptığı konuşmaları anlatıyor. Trump, komşularını işgal etmeleri halinde Moskova ve Pekin’i bombalayacağı konusunda iki lideri ayrı ayrı uyardığını söylüyor.
Trump söz konusu konuşmada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e açık bir uyarı veriyor. “Ukrayna’ya girersen Moskova’yı bombalarım” diyor. Aynı şekilde, Çin lideri Xi Jinping’i de tehdit ediyor. “Tayvan’a saldırırsan Pekin’i vururum” diyor.
Trump, iki liderin de bu sözlere inanmadığını aktarıyor. Ancak %10’luk bir inancın yeterli olduğunu söyleyerek, “Hatta %5 bile caydırıcı olur” diyor.
Bu açıklamalar, 2024: How Trump Retook the White House and the Democrats Lost America adlı kitapta da yer aldı. CNN, söz konusu ses kaydını kamuoyuyla paylaştı.
Ardından Beyaz Saray açıklama yaptı. Sözcü Anna Kelly, Trump’ın görevdeyken Rusya’yı durdurduğunu vurguladı. “Ukrayna’ya saldırı Trump döneminde yaşanmadı” dedi.
Öte yandan, Kremlin temkinli davrandı. Sözcü Dmitry Peskov, “Bu açıklama sahte olabilir” dedi. “Bugün birçok haber gerçeği yansıtmıyor” diyerek temkinli konuştu.
Çin ise yorum yapmadı. Çin’in Washington Büyükelçiliği sorulara yanıt vermedi.
Trump, Xi ile olan ilişkisini de değerlendirdi. “Xi ile hiç sorun yaşamadık” dedi. Ayrıca, Putin’in sözde dostça davrandığını ama sonuç almadıklarını söyledi.
Trump, Moskova ve Pekin’i sert şekilde uyardı. Bu sözler ABD dış politikasını derinden etkiledi. Trump’ın sert çıkışı Tayvan ve Ukrayna krizlerinde öne çıktı.
ABD Savunma Bakanı Hegseth’ten Çin ve Tayvan Uyarısı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth aynı dönemde Çin’in 2027’ye kadar Tayvan’ı işgal etmeye hazırlandığını söyledi. Ayrıca Pekin’in bölge hâkimiyetini hedeflediğini açıkladı.
Hegseth, Çin’in ABD ekonomisini tehdit ettiğini belirtti. Ardından, “Buna asla izin vermeyeceğiz” diyerek net bir tavır ortaya koydu.
Bu gelişmeler, ayrıca seçim sürecini ve dünya politikasını da doğrudan etkiliyor. Özellikle Trump yeniden seçilirse, bu tehditleri hayata geçirme ihtimali daha sık konuşuluyor.
Ayrıca Trump, söylemleriyle NATO’yu ve Asya-Pasifik ilişkilerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle dünya liderleri süreci dikkatle ve yakından izliyor.
Trump, liderlere doğrudan tehditlerde bulundu. Bu tehditler bölgesel dengeleri değiştirebilir. Ancak The Epoch Times, ses kayıtlarının gerçekliğini bağımsız olarak doğrulayamadı. Dünya ülkeleri gelişmeleri yakından takip ediyor ve diplomatik adımlar atıyor, tansiyon giderek yükseliyor.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.