Trump Putin’in Nükleer Silah Anlaşması Teklifini Destekledi

Trump, Putin’in nükleer silah anlaşması teklifini “iyi bir fikir” olarak değerlendirdi. Başkan Donald Trump, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile 15 Ağustos 2025 Cuma günü, Alaska’daki Joint Base Elmendorf Richardson’daki Billy Mitchell Odası’nda fotoğraf çektirdi. (Fotoğrafı Daniel Torok, Beyaz Saray Resmi web sayfası)

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nükleer silahları sınırlama teklifini destekledi. 5 Ekim’de Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere konuşan Trump, Putin’in önerisinin “iyi bir fikir” olduğunu belirtti. Aslında bu açıklama, küresel güvenlik tehditleri arasında silah kontrolünün önemini vurguluyor.

Yeni START (Yeni Stratejik Silah Azaltım) antlaşması, 2010 yılında ABD ile Rusya arasında imzalandı. Anlaşma, her iki ülkenin uzun menzilli füze ve bombardıman uçağı sayısını 700 olarak sınırlıyor. Ayrıca, her iki tarafın 1.550 nükleer başlık ve 800 fırlatıcıya sahip olmasını öngörüyor. Bir uzatma yapılmazsa anlaşma, 2026 Şubat ayında sona erecek.

Bu anlaşma kapsamında, Avangard hipersonik araçlar ve Sarmat füzeleri gibi Rusya’nın gelişmiş silahlarını da yer alıyor. Bu füzeler, kısa sürede ABD’ye ulaşabildiği için küresel güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Daha önce Putin, anlaşmanın bir yıl daha uzatılmasını önermişti. Ancak ABD’nin tepkisi, Trump’ın son açıklamalarına kadar netlik kazanmamıştı.

Dmitri Peskov, 6 Ekim’de yapılan bir basın toplantısında duyurulan Trump’ın bu açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Kremlin sözcüsü Peskov bu açıklamanın, ABD’nin Rusya’nın önerisini desteklediği yönünde bir umut ışığı olduğunu ifade etti. Ayrıca Putin’in girişiminin ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin iyileşmesi için fırsatlar yaratabileceğini vurguladı.

ABD’nin Ukrayna’ya Silah Desteği Gerginlik Yaratıyor

Anlaşma, her iki ülkenin nükleer kapasitesini sınırlasa da, dünya genelindeki jeopolitik zorluklar devam ediyor. Bu durum, anlaşmanın uygulanmasını ve geleceğini daha da karmaşık hale getiriyor. Ukrayna’daki savaş, Batı ile Rusya arasındaki gerilimi artırmış durumda. Putin, ABD’nin Ukrayna’ya Tomahawk füzeleri göndermesi durumunda ilişkilerin tamamen kopacağını belirtti. Bu durum, mevcut müzakerelere olan baskıyı artırıyor.

Anlaşmanın uzatılması konusundaki tartışmalar yavaş ilerliyor. Ancak görünüşe göre, her iki ülke de diplomatik pozisyonlarını koruyarak görüşmeleri sürdürmeye istekli.

Trump, nükleer silahlar konusunda Çin’in de dahil olduğu daha geniş bir görüşme yapılmasını önerdi. Ancak bu çağrı, dünya genelinde büyük endişelere neden oldu. Çin hükümeti, ABD ve Rusya ile üçlü müzakerelere katılmayı reddetti. Moskova ise, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin de gelecekte bu tartışmalara dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Ancak şu anki odak, ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerde.

Yeni START anlaşmasının yenilenmesi konusu, Washington ve Moskova arasında sıcak bir tartışma yarattı. Her iki ülke de, küresel zorluklarla baş edebilmek için bu anlaşmanın geçerliliğini sürdürmeye çabalıyor. Anlaşmanın uzatılması, küresel istikrarın güçlenmesi için önemli bir adım olabilir. Ayrıca bu uzatma, gelecekteki stratejik güvenlik işbirlikleri için yeni fırsatlar doğurabilir.

Uzmanlar uzun vadeli bir nükleer silah yarışının yıkıcı sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bu yüzden, Yeni START gibi anlaşmaların devam etmesi, dünya barışı açısından kritik öneme sahip. Önümüzdeki birkaç ay, ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin geleceğini belirleyecek. Nükleer silah kontrolü, bu süreçte en kritik müzakere konusu olmaya devam edecek.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.