TÜSİAD Başkanı Boyner: Kürt Sorununun Çözüm Yeri Parlamento’dur

İSTANBULTürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, Türkiye’de Kürt sorunu gibi meselelerin çözüm yerinin parlamento olduğunu belirtti. Yüzde 10 barajının parlamentoda temsil açısından yeterli olmadığını vurgulayan Boyner, “Açıkçası Kürt sorunu da parlamentoda temsil edildiği, konuşulduğu ölçüde de daha kolay çözüme ulaşacaktır o noktada ne söylediysek bugün de tekrar ediyoruz. ” dedi. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adına eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş, Gülten Kışanak, Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Bakırhan ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’den oluşan heyet, TÜSİAD’ı ziyaret etti. Saat 11.00’da başlayan görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ve BDP’li heyet, basın mensuplarına açıklama yaptı.

Türkiye’nin Kürt sorunu, inanç, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, emekçilerin ve kadınların sorunları gibi temel problemleri olduğunu vurgulayan Demirtaş, bütün bu sorunların yapılacak yeni anayasada nasıl çözülebileceği konusunun bu günden itibaren tartışarak ortaya çıkarılabileceğini aktardı. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının öncülüğüne önem verdiklerini belirten Demirtaş, “Bugün son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik, son derece canlı bir tartışma ortamımız oldu. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Sayın başkanı ve yönetim kurulu üyelerini de iki Diyarbakır Milletvekili olarak Diyarbakır’a davet ettik. Umut ediyorum kendileri de en kısa zamanda bir toplantılarını da Diyarbakır’da yapacaklar.’ dedi.

Görüşmede BDP’li heyetin özellikle anayasa konusundaki fikirlerini kendileriyle paylaştığını belirten TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ise, “Biz sürekli şunu söylüyoruz. Türkiye’de bir demokrasi açığı var. Ve bu demokrasi açığını kapatmanın en önemli yollarından biri Türkiye’nin yepyeni geniş mutabakata dayanan bir anayasayı hayata geçirmesi. Bunu yıllardır söylüyoruz ve bunun gerekliliğinin de çok net bir şekilde ortada olduğunun farkındayız. Aslında önümüzdeki sene Haziran ayında seçim var. Ondan önce bizim gibi sivil toplum kuruluşlarına bu motivasyonu canlı tutmak ve anayasa tartışmalarını başlatmak ve bunun bir parçası olmak üzere ciddi bir görev düştüğünü düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

STK’ların kendi çalışmalarını yaparak siyasi partilerle paylaşması gerekliliğine vurgu yapan Boyner, seçim öncesi bu tartışmaların doğru zeminde yapılmasını ve yeni bir anayasaya kavuşmayı umut ettiklerini ifade etti. BDP’li heyetle kendi Anayasa çalışmaların detaylarını da paylaştıklarını aktaran Boyner şöyle konuştu: “Üç tane böleni üç birleştiren haline getirmek bizim için önemli. Bugün önümüzde olan ve Türkiye’nin en önemli sorunu olarak nitelendirdiğimiz kürt sorunu bir demokrasi açığı sorununun tezahürü olduğunu düşünüyoruz. Kimlikler, özgürlükler ve kuvvetler ayrılığı bölenlerinin birleştiren haline gelmesi yeni anayasada bunların tartışılıyor olması çok önemli. Bir de tabi Anayasa yapmanını yöntemi ve 21. Yüzyıl anayasasının nasıl bir anayasa olması, hangi ilkeleri içermesi. Çok uzun bir anayasa mı istiyoruz , yoksa asılnad hep birlikte tüm farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşayabileceğimiz sosyal mutabakatı ortaya koyan, ilkeleri taşıyan bir anayasa mı istiyoruz.”

Demirtaş’ın Diyarbakır davetine teşekkür eden Boyner, aralık ayı içinde TÜRKONFED ile yapılan ortak bölgesel çalışmalar neticesinde Diyarbakır’a bir ziyaretleri olacağını hatırlattı. Boyner aynı zamanda 2011 yılının TÜSİAD’ın 40. kuruluş yılı olduğunu belirterek bu anlamda da Anadolu’nun çeşitli yerleri gibi Diyarbakır’da da etkinlikler gerçekleştireceklerini belirtti.

Basın mensuplarının “Anayasa konusunda TÜSİAD ve BDP’nin ortak paydaları ve ayrıştığı noktalar nelerdir?” şeklindeki sorusu üzerine Boyner, Türkiye’de demokrasi açığı ve kimliklerin sorununun çözülmesi konusunda farklı düşünen kimse olmadığına inandığını belirtti. Boyner, “Ben hiçbir siyasi partiden de ‘bunun böyle kalması lazım’ sözünü duymadım. Nasıl yapacağımız, bizi birleştiren noktalara nasıl geleceğimiz önemli. O noktalarda çok paralel düşündüğümüzü gördük. Önemli olan Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların kimlikleri, etnik kimlikleri, inançları ne olursa olsun eşit vatandaşlar olarak yaşayabilmeleri.” ifadelerini kullandı.

Basın mensuplarının “görüşmede seçim barajı gibi somut konular gündeme geldi mi?” şeklindeki sorusu üzerine Boyner, baraj konusu TÜSİAD olarak kendilerinin de gündeme getirdikleri bir konu olduğunu aktardı. Türkiye’de bu tip sorunların çözüm yerinin parlamento olduğuna dikkat çeken Boyner, “O açıdan parlamentodaki temsil adaletinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Yüzde 10 barajının doğru bir baraj olmadığını ve Türkiye’nin her kesimini parlamentoya taşımak için yeterli olmadığını daha önce de söyledik. Bu konudaki görüşümüzü muhafaza ediyoruz. Açıkçası Kürt sorunu da parlamentoda temsil edildiği, konuşulduğu ölçüde de daha kolay çözüme ulaşacaktır o noktada ne söylediysek bugün de tekrar ediyoruz. Baraj mutlaka değiştirilmeli.” diye konuştu.

Boyner KCK operasyonlarınnı görüşmede gündeme gelip gelmediği yönündeki soruya ise şöyle yanıt verdi: “KCK operasyonlarını konuşmadık. Ama şu var. Lisanımızın şiddetten arınması çok önemli. Biz artık Türkiye’nin bir çok sorununu uzlaşmacı, birbirini anlayan, empati kuran bir dille çözmek zorundayız Şiddet hiçbir şekilde bunun parçası olmamalı”

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.