Kemanı Ağlatan Adam, Kemanın Ağlayan Sesi

Farid Farjad İran asıllı dünyaca ünlü bir keman virtüözüdür. Duygusal yorumu, romantik üslubu ve özellikle Doğu ezgilerini Batı tekniğiyle harmanlaması sayesinde geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmıştır. Türkiye’de de uzun yıllardır çok sevilmekte ve albümleri yoğun ilgi görmektedir.

1938 yılında İran’ın Tahran kentinde doğan Farjad, müziğe küçük yaşta ilgi gösterdi. Anne keman çalan bir öğretmen. Hamileyken hiç bırakmamış keman çalmayı. İyi keman çalmayı annesine borçlu olduğunu söyler. Annesinin çaldığı müzikleri yeniden seslendiriyor. Henüz 8 yaşında başladığı müzik eğitimini Tahran Müzik Konservatuvarı’nda sürdürdü. 1966 yılında klasik müzik üzerine yüksek lisans yaptı. Fars Halk müziği birikimine sahip olan Farjad, Batı klasik müziği ve Fars halk müziği üzerine derinlemesine çalışmalar yaptı.

İran’daki kariyerinde Tahran Senfoni Orkestrası’nda başkemancı olarak görev aldı ve konservatuarda keman dersleri verdi. 1970’li yıllardan itibaren uluslararası konserler vermeye başladı. İran halkının ve Farid Farjad’ın hayatının bir dönüm noktası olan 1979 yılındaki İran İslam Devrimi sonrasında, ülkede müziğin yasaklanması ve siyasi iklimin değişmesi nedeniyle birçok sanatçı gibi Amerika’ya göç etti. Çünkü İran’da, kültürel ve sanatsal ortam büyük ölçüde değişmişti. Batı müziğine ve solo enstrümantal konserlere kısıtlamalar getirilmişti.

ABD’de müzik eğitimine devam etti. Batı müziği tekniğini geliştirdi; özellikle romantik dönem bestecilerinin eserlerine yoğunlaştı. Teknik altyapısını Batı klasik müziğinden alan sanatçı, yorumlarında İran ve Ortadoğu müziğinin duygusal derinliğini korudu. Bu sentez, onu diğer kemancılardan ayıran en önemli özelliği oldu. Farjad, klasik müzik repertuvarının yanı sıra İran halk ezgileri ve duygusal enstrümantal besteler de icra eder. En çok bilinen eserleri arasında romantik ve melankolik temalara sahip solo keman çalışmaları yer alır.

Dinleyicileri tarafından “kemanı ağlatan adam” ve “kemanın ağlayan sesi” olarak tanımlanır.

Uzun yıllar Amerika’da yaşaması ve çalışması sonucunda ABD vatandaşlığına geçmiştir. Her zaman kendisini İran’lı, Fars olarak niteler. Fars müziğinin gelişmesinde önemli bir yer tutmuştur. Her ne kadar, ABD’de ona sanatsal özgürlük, uluslararası kariyer, eğitim ve iyi yaşam koşulları sağlansa da aklı hep ülkesinde olmuştur. Devrimden sonra İran’da önce müzik ve akabinde Farjad gibi birçok Farsi müzisyenin ülkeye girmesi yasaklanmıştır. Onca başarıya rağmen…

Farid Farjad, Doğu ile Batı arasında müzikal bir köprü kurmuştur. Klasik keman tekniğini İran melodik yapısıyla birleştirmesi, onu yalnızca bir icracı değil, kültürel bir temsilci haline getirmiştir. Özellikle enstrümantal müziğin sözsüz de güçlü bir anlatım aracı olabileceğini göstermiştir. Bugün hâlâ eserleri dijital platformlarda dinlenmekte ve yeni kuşaklar tarafından keşfedilmektedir. Duygusal yoğunluğu yüksek müziği sayesinde, özellikle romantik ve nostaljik repertuvar denildiğinde akla gelen ilk keman sanatçılarından biri olmuştur. Dünyanın en iyi keman virtüözü olduğu kabul edilir.

1979 Humeyni devrimi, annelerin bebeklerine ninni söylemesini yasakladı. Ölülere ağıt yakmayı yasakladı. Bu sistem İran’ı müziksiz ve Farid Farjad’ı da ülkesiz bıraktı. Ancak o, albümlerinde doğadaki hüznü notalarına döktü. Albümlerinin bu yönde olmasının sebebinin, ülkesinden uzaklaşması ve ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kalması olduğunu söyler…

Farjad Türkçe bilmiyor fakat albümlerinde, Türkçe müziğe de yer veriyor. Farid Farjad 40 yıl önce İran radyosunda yayınlanan ‘Sarı Gelin’ türküsünü kemanıyla çok severek yorumladığını söyler… Atatürk ve Türkleri de çok seven sanatçı, ülkemize geldiğinde Anıtkabri ziyaret etmiş ve çiçek bırakarak sevgisini ve saygısını göstermiştir…

İran, yaklaşık 7.000 yıllık bir medeniyet geçmişine sahip. İran halkı, kökleri antik Pers İmparatorluğuna dayanan, şiir, mimari ve el sanatlarında derin izler bırakmış bir toplumdur. İran’da Firdevsi, Ömer Hayyam ve Hafız gibi şairler aracılığıyla edebiyat, gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Tarih boyunca seramikten minyatür sanatına, dünya çapında ün kazanan Pers halılarından, sofistike bir mutfak kültürüne kadar her alanda estetik ve zarafet ön planda tutulur.

İranlılar duygusal, hümanist ve evrensel düşüncelere sahipken, kendilerine diretilen yönetim şekilleri ve liderler tarafından yönetildi yıllardır. Kadim İran halkının ve topraklarının riskte olduğu bir savaş var. Ve bunun arkasındaki niyetin, İsrail’in toprağını genişletmesi, ABD’nin yeraltı zenginliklerini hedef alması olduğunu biliyoruz.

Farid Farjad’a iyi bir gelecek sağlansa da, ülkesine verilen zararın telafisi yok. Çünkü bütün yönetim şekillerini ABD ve diğer batı ülkeleri birlikte tasarladılar. İnsan aç kalsın, susuz kalsın, vatansız kalmasın. Sonuç olarak Farjad’ın bireysel başarısı bir zirve teşkil etse de, bu ayrılık dolaylı bir zarar vermiştir. İran’ın yerel sanat damarlarının zayıflamasına ve köklü bir medeniyetin kendi öz değerlerini yerinde yeşertememesine neden olmuştur. Yeraltı zenginlikleri bir ülkenin kaderini değiştirir mi? İşte burada, “Coğrafya kaderdir” desek nasıl olur? Ve ‘Sarı Gelin’i dinleyip, Farid Farjad’a teşekkür etsek…

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.