
ABD eski Savunma Bakanı James Mattis, 23 Mart 2026 tarihinde Houston’da düzenlenen enerji konferansında yaptığı açıklamada, İran ile yapılacak olası bir anlaşmaya dikkat çekti. Mattis, rejimin yerinde kalmasının uzun vadeli riskler doğuracağını söyledi.
Mattis, Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında askeri varlığın azaltılmasının tehlikeli olacağını belirtti. Bu durumda İran’ın bölgedeki kontrol iddiasını artırabileceğini ifade etti. İran’ın ayrıca gemilerden geçiş ücreti talep edebileceğini de sözlerine ekledi.
Mattis, “Zor bir durumdayız ve iyi seçenekler sınırlı” dedi. Sahadaki gelişmelerin kolayca tersine dönebileceğini, bu nedenle hızlı bir zafer ilanının kalıcı sonuç getirmeyeceğini vurguladı.
Öte yandan Brookings Enstitüsü Dış Politika Program Direktörü Suzanne Maloney de konferansta konuştu. Maloney, İran yönetiminin kendisini güçlü gördüğünü, saldırılara rağmen ayakta kalmayı başarı olarak değerlendirdiğini ifade etti. Bu durumun gerilimi artırabileceğini, ayrıca İran’ın iç baskıyı artırdığını belirtti. Protestoların sert şekilde bastırıldığını, halkın memnuniyetsiz olduğunu ancak korkunun yaygınlaştığını dile getirdi.
S&P Global Commodity Insights Kıdemli Başkan Yardımcısı Carlos Pascual ise İran’ın hayatta kalmayı stratejik kazanç olarak gördüğünü belirtti. Bu yaklaşımın bölgedeki dengeleri etkileyebileceğini ifade etti.
Mattis, İran’ın “topyekun savaş” yürüttüğünü ABD’nin ise sınırlı askeri yöntemler kullandığını söyledi. Bu nedenle iki taraf arasında farklı bir savaş yaklaşımı bulunduğunu belirtti.
Mattis’e göre İran, zayıflasa da etkili araçlara sahip. Ayrıca iç kontrolünü sert yöntemlerle sürdürmesi rejimin dayanıklılığını artırıyor.
Dolayısıyla kısa vadeli anlaşmalar kalıcı çözüm sunmayabilir. Ancak tarafların pozisyonları henüz netleşmiş değil. Son olarak uzmanlar, sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.