CHP MYK Toplantısına Tandoğan Meydanında Onbinler Katıldı

CHP , MYK  toplantısını bu gün saat 14:00 da Tandoğan’da toplanan onbinlerce kişi ile yaptı.

Fotoğraf:Semra Şener, The Epochtimes

4+4+4 lük kesintili eğitim sistemini protesto etmek amacı ile  Tandoğan’da toplanan kalabalık  polisin üst araması ile miting alanına girdi. Kesintili eğitimi protesto etmek amacı ile Tandoğan’da toplanan binlerce kişi  ellerinde üzerlerinde  ‘Anne baba inanma, geleceğim karartılıyor’, ‘Babayım, eğitimde çözüm 1+8+4’, ‘AKP aklı bilime taktı’, ‘İşçi çocuklara 4+4+4 çözüm getirmiyor’, ’10 yaşında meslek seçilmez’, ‘Çocuk gelinler olmasın’ yazılı pankartlar taşıdı.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen CHP’ lilerin Gölbaşı’nda tutulduğu ve miting alanına gelmelerine izin verilmediği belirtildi. Ayrıca Ankaray’da yapılan anonslarda metronun Ankara Valiliğinin kararıyla metronun  miting süresince Tandoğan’da durmayacağı duyurusu Ankaralı vatandaşların tepkisine neden oldu.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, ”İşte meydanlardayız” diyerek konuşmasına başladı ve TBMM Başkanı Çiçek’i eleştirerek devam etti: ”Korkuluk musun orada? Her dönemin adamı olmaktan vazgeç’. Sembolik olarak grup toplantısı ortamı oluşturulmak amacı ile CHP Lideri konuşma yaparken arkasında Kılıçdaroğlu konuşma yaparken arkasında sadece  CHP’nin üç Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi duruyordu .Genel başkan yardımcıları, diğer parti yetkilileri  hepsi platformun altındaydı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, meydanda vekillere ve onbinlere seslendi. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

‘Bugün Salı hafta sonu değil. Mesainin olduğu bir gündeyiz. Ama on binler burada. Eğer biz grup toplantımızı halkla beraber yapıyorsak, eğitim sisteminde getirilmek istenen çağ dışı bir anlayışa karşı tavrımızı ortaya koymak için yapıyoruz grup toplantısını burada. Demokrasi meydanların rejimidir. Televizyonları susturdular, TRT 3’üA kestiler, yandaş medya yarattılar, CHP’nin sözünü kesmek istiyorlar. Hatırlarsanız bir de bunlar Meclis iç tüzüğünü değiştirip muhalefetin konuşmasını da engellemek istediler. Kafasının içinde beyin taşımayanların anlayışıdır bu anlayış. Kaba kuvvet uyguluyorlar. Kafasının içinde beyin taşımayanlar kaba kuvvet uyguluyorlar. Demokrasi kültürümüzle direneceğiz.’

Hükümetin meydanlardan korktuğunu söyleyen Kılıçdaroğlu ‘  Meydanlardan korkuyorlar, halkın uyanmasından korkuyorlar, doğruların anlatılmasından korkuyorlar. Korksunlar, bütün meydanlarda olacağız. Ne diyorlardı ‘benim referansım milletti’ diyorlardı. Madem öyle gece yarısı kanun teklifiyle neden eğitim sistemini değiştirmek istiyorsun? Ne yapıldığından milletin haberi yok. Kendi kafasına göre, bir nazi anlayışıyla getiriyorlar. Dikta yönetimine evet diyecek miyiz? Dikta yönetimine hayır diyeceğiz, diktatör Recep Tayyip Erdoğan’a da hayır diyeceğiz.

Hiç kimse unutmasın, Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin ortak sesidir. Bakın buraya CHP bayraklarıyla kimse gelmedi, herkes buraya Türkiye Cumhuriyet Bayrağı’yla geldi. Çünkü milli eğitim sistemi milli davamızdır. Benim çocuğumu, onun çocuğunun davası değil. Bu ülkedeki bütün yurttaşların ortak davasıdır. Onun için buraya Türk Bayraklarıyla geldik’dedi..  

Eğitimin yasasının  Anayasa’dan daha önemli olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu: Nedeni şu; eğitim yasasıyla bir ülkenin on yıl, otuz yılını belirliyorsunuz. Eğitim yasası bunun için sadece Türkiye’nin değil, bütün dünya ülkelerinin ortak davası, sorunudur. Oturulur uzun süre tartışılır. En az 10-15 yıl tartışılır. Toplumun her kesimi bilir, Anayasa değil bu eğitim yasası ne getiriyor bize? Eğer biz eğitim yasasıyla gelecek için özgüveni yüksek eğitim yetiştiriyorsak başımın üstünde, ama itaat kültürünü özümseyen, aklını kullanamayan, aklını başkalarına kiraya veren bir eğitim sistemini istemiyoruz ve reddediyoruz. Siyaset kurumu eğitimle ilgili görevini yapmıyorsa, ülkeye karşı görevini yapmıyor demektir. Şimdi diyeceksiniz ki eğitim teklifini veren AKP’li milletvekilleri eğitimci mi? Eğitimci mi? Hiçbirisi eğitimci değil. Peki eğitimci olmayan bir grup milletvekili, benim çocuklarımla ilgili, sizin çocuklarınızla ilgili nasıl bir yasa teklifi verebilir? Şeklinde konuştu.

Ak Partinin  Milli Eğitim Komisyonu’nu işgal ettiğini belirten Kılıçdaroğlu CHP’li milletvekilleri komisyona giremediğini söyledi. ‘25 maddelik görüşmeyi 20 dakikada sonuçlandırdılar. Baskıyla şantajla sonuçlandırdılar bunu.’ dedi.

4+4+4 le ilgili olarak :Getirilen yasa teklifi bir bölünme yasa teklifidir. Bu teklif 4+4+4 değildir, 8 bölü 2’dir. İkiye bölüyor, toplumu bölüyor. Eğitimi parçalayan bir yasadır.

Bir binanın temelini ikiye bölerseniz iki ayrı bina çıkmaz. O bina yıkılır, sonuç yıkımdır. Eğer sekiz yıllık eğitimi de ikiye bölerseniz, onun sonu da yıkımdır. Ama birisinde yıkılan bir binadır, ötekinde yıkılan bizim çocuklarımızdır. Bunu özellikle annelerin çok iyi bilmesini isterim. Doğu’sundan Batı’sına hangi görüşte olursa olsun, hangi kimlikten olursa olsun, hiç kimsenin çocuklarımızın kaderiyle oynamasına izin vermeyelim.

Bunların muhatabının yoksul çocuklar olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu : ‘Sen kendi çocuklarını askere de göndermedin. E peki, yoksulun çocuğundan ne istiyorsun? Düşünün bakın, dört yıllık eğitim okuyacak, dördüncü yılın sonunda 10 yaşına gelecek ve soracaklar “sen hangi mesleği seçeceksin?” 10 yaşındaki çocuk nasıl meslek seçecek?

Liseli öğrenci tercih için etrafına sorar, ailesine sorar. O bile tercihini yapamaz doğru dürüst. Sen 10 yaşındaki çocuğa, yoksulun çocuğuna “bak bakalım hangi mesleği seçiyorsun” diyecek. Seçemiyor musun, al sana bu mesleği buldum oku diyecek.Yoksul çocuğuyla, varlıklı çocuğun yarışabildiği tek alan ilköğretimdir. Tek yer ama tek yer ilköğretimdir. Şimdi siz yoksul çocuğun elinden özgürce yarışabileceği o yeri de aldınız’dedi. Çocuklar 5 yaşında ilköğretime başlayacak. Annelere söylüyorum, 5 yaşındaki çocuk nasıl okula başlayacak? Anaokulunda bu çocuklara makas tutmayı öğretirler ki, kaslar gelişsin, kalem tutmayı öğrensin.’ dedi.

Başbakan ne diyordu? Bizim yaptığımız düzenleme pedagojiktir diyordu. Allah sizi inandırsın pedagojinin ne demek olduğunu bile bilmez o.

Eğer siz zorbalıkla ve baskıyla halkın iradesini görmezden gelerek, milletvekillerini konuşturmayarak o yasa teklifini yapan zihniyet faşist bir zihniyettir. O zihniyettir doktor Mengele’nin zihniyetidir. ‘Biz bunu din eğitimi için getiriyoruz’ diyorlar. Bakın buradan sesleniyorum. Din eğitimi getirecekseniz buna karşı olan yok ki. Ama nasıl bir din eğitimi? Yine bu işin uzmanları konuşacaklar. CHP’nin bir özelliği var. CHP inançlara saygılı bir partidir. Bütün dinlere saygılı bir partidir. CHP ilahiyat fakültelerini açan bir partidir, diyanet işleri başkanlığı’nı kuran bir partidir. CHP, dine saygılı bir partidir. CHP dini inançları siyasette kullanmayan bir partidir. CHP her inanca saygılı bir partidir. CHP müminlere ve dindarlara saygılı bir partidir.

KİNDAR OLAN DİNDAR OLAMAZ

Kılıçdaroğlu din eğitimi ile ilgili olarak  şunları söyledi: CHP’nin karşı çıktığı kindarlar ve münafıklardır. Kindar ve münafıklara CHP çatısı altında yer yoktur. Sen kindarsın, sen münafıksın. Kindar olan insan mümin olamaz. Kindar olan insan dindar olamaz. Bu eğitim yasası, çocukların sırtından geçinmek, ceplerine el atmak sizi bıktırmadı mı? O dünyaya giderken kefenle gideceksiniz. Malınızla mülkünüzle gitmeyeceksiniz. 20 milyar doları kime pazarlayacaksınız? Hem bu milletin çocuklarının geleceğinden çal, hem de milletin cebinden çal. Bunu her taraf anlatın. Söz mü?

Gözü doymaz haramzadeleri bütün Türkiye’ye anlatmak her yurtseverin boyunun borcudur. Cumhuriyet kuranlar çağdaşlığı hedef koydular. Çağdaş uygarlığı hedef koydular. Millet okullarını açtılar. Şimdi siz bir bölücü projeyi getiriyorsunuz. Karanlığa doğru gitmek istiyorsunuz, yazık günah değil mi çocuklarımıza?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.