
Tayvan’a yapılacak olası bir işgalde Çin büyük kayıplar verebilir. Washington merkezli bir düşünce kuruluşu, bu konuda 5 Ocak’ta bir rapor yayımladı. Olası bir saldırıda Çin’in yaklaşık 100.000 kayıp verebileceğini belirtti. Almanya Marshall Vakfı’nın “Eğer Çin Tayvan’a Saldırırsa” başlıklı raporu, Çin’in Tayvan’a yönelik olası bir saldırısının sonuçlarını inceliyor. Rapor, olası saldırıyı iki farklı senaryoya göre değerlendiriyor. Bunlar: “küçük çaplı bir çatışma” ve “büyük çaplı bir savaş”.
Çin, Tayvan’ı kendi toprağı olarak görüyor. Ancak Tayvan, 1949’dan beri bağımsız bir yönetimle varlığını sürdürüyor. Buna karşılık Çin her fırsatta, Tayvan’ı işgal etmek için askeri gücünü kullanmakla tehdit ediyor. Ayrıca ABD de Tayvan’ı, Çin’in 2027 yılına kadar saldırma ihtimaline karşı uyardı. Rapora göre, Tayvan’a yapılacak büyük çaplı bir işgalde Çin, deniz yoluyla saldırılarla başlamak isteyecek. Bu süreç, Tayvan ve ABD’nin karşı saldırılarıyla daha karmaşık hale gelebilir. Çatışmalar, Çin’in ağır kayıplar vermesine neden olabilir.
Çin’in bu işgali, birkaç ay süren yoğun çatışmalarla sonuçlanabilir. Tayvan’a karşı ilerleyen Çin ordusu, bir süre sonra geri çekilmek zorunda kalabilir. Ancak Tayvan’ın en yakın iki adası olan Kinmen ve Matsu’yu ele geçirebilir. Rapora göre bu kayıplar, Çin’in askeri gücünü büyük ölçüde zayıflatabilir. Çin’in yaklaşık 100.000 asker kaybetmesi olası. Buna karşılık Tayvan’ın 50.000 asker, ABD’nin 5.000 asker ve toplamda 1.000 sivil kaybetmesi olasılığı var. Ayrıca Japonya da 1.000 askeri kayıp ve 500 sivil kaybı verebilir.
Rapora Göre Askeri Kayıplar Çok Büyük Olacak
Çin, bu durumu propaganda yoluyla “zafer” olarak sunmaya çalışabilir. Ancak rapora göre, askeri kayıplar o kadar büyük olacak ki bu durumu halktan gizlemek mümkün olmayacak. Çin hükümeti, askeri liderlere yönelik temizlikler yaparak sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalışabilir. Ancak bu da Çin’de bir siyasi kargaşaya yol açabilir. Ayrıca parti içindeki bazı unsurlar, ulusal onuru kurtarmak için yeni bir liderin desteklenmesini talep edebilir.
Bunun yanı sıra büyük bir savaş Çin’i ekonomik anlamda yıkıcı şekilde etkileyecektir. Çin’in ihracatına yönelik büyük bir ambargo söz konusu olabilir. Çin ekonomisi, iç talebin zayıflaması ve büyük bir yatırım balonunun patlaması nedeniyle zaten zor durumda. Çin para birimi olan yuan, ABD Doları karşısında değer kaybedebilir. Bu durum, Çin’in enerji ve hammadde ithalatını daha da zorlaştırabilir. Hong Kong’un, uluslararası bir finans merkezi olma rolü de sona erebilir. Çin, ticaretin engellenmesini önlemek için Hong Kong’dan sermaye kaçışını engellemeye çalışabilir.
Bunlara ek olarak Çin’in uluslararası statüsü de ciddi şekilde sarsılabilir. Büyük çaplı bir savaş, Çin’i diplomatik anlamda savunmaya çekebilir. ABD ve müttefikleri, Çin ile olan diplomatik ilişkilerini kesebilir. Çin’in uluslararası organizasyonlardaki etkisi zayıflayabilir. Örneğin, BRICS ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi gibi projelerdeki işbirlikleri azalabilir.
Sonuç olarak, Çin Tayvan’a yönelik bir saldırı, ülke için yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Bu senaryolar, Çin’in gücünü ve etkisini ciddi şekilde zayıflatabilir. Çin yönetiminin, bu riskleri göz önünde bulundurarak adımlarını dikkatli atması gerekiyor.