Çin’de Milyonlarca İnsana Yönelik Son Beyin Yıkama Kampanyası Başlatıldı

98961007-676x444
Epoch Times’a kampanya hakkında konuşan insan hakları avukatı Tang Jitian

Çin Komünist Partisi, geleneksel bir ruhsal disiplinin milyonlarca uygulayıcısının düşüncelerini zorla dönüştürmek üzere tekrar bir kampanya seferber etti. Bu beyin yıkama kampanyası Heilongjiang’ın soğuk düzlüklerinden Tibet’in en batı kesimine ve Çin anakarasının başından sonuna tüm ülkeyi kapsayacak.

Hükümetin ve Çin Komünist Partisi’nin web sitesinde yayınlanan talimatlara göre toplumun her kesimi bu hareketin içine alındı. Jiangmen Orta Okulu ve Pekin Arkadaşlık Hastanesi gibi sağlık ve eğitim kurumları da bu kampanyada yer aldı.

Chongqing şehrinin ilçelerinden birinin internet sitesinde “Köylere girin. Evlere girin. Okullara girin. Devlet kurumlarına girin. İş yerlerine girin. Göçmen nüfusun Parti teşkilatlarına girin” şeklinde talimatlar yazıldı. Başka bir bildirimde ise; “2013 ve 2015 arasında yürütülecek  ‘Eğitim ve Dönüştürmede Son Savaş’ın mevcut çaba içerisinde Parti Merkezli bilimsel bir karar” olduğu yazılıydı.

Hedef alınan Çin kökenli spritüel bir uygulama olan Falun Gong (Aynı zamanda Falun Dafa olarak da bilinen) Çin’de 1999 yılından beri zulüm görmektedir. O dönemdeki parti lideri Jiang Zemin, bu kampanyayı başlatmış ve 2012 yılının sonlarına kadar kendisi ve destekçileri bu zulmün devamını sağlamışlardır. Söz konusu 2013 ile 2015 arasındaki bu “Son Savaş” yeni Parti lideri Xi Jinping yönetiminde Falun Gong uygulamasına karşı ulusal çapta başlatılan ilk harekettir.

Eski Parti lideri Jiang Zemin’in politik isteklerine hizmet etmiş olan güvenlik hizmetlerinin önemli isimleri bu sene görevlerinden alındılar. Falun Gong’a karşı yapılan zulmün kişisel olarak Zemin tarafından başlatıldığı ve sürdürüldüğü de düşünülünce, destekçilerinin görevden alınması ile zulmün yavaş yavaş sona ereceği düşünülüyordu.

Bir Falun Gong internet sitesi olan Minghui.org sitesinin yayınladığı kesinleşmemiş istatistiklere göre tutuklama, hapis ve işkence olaylarında bir azalma görülmektedir. On senenin üzerinde Falun Gong tutuklularını hapsetmek için kullanılan çalışma kampı sistemi ise bu sene Çin’in bazı bölgelerinde sessizce kapatıldı.

Washington merkezli İnsan Hakları Yasası Kurumu ile beraber Çin Araştırma ve Siyaset Kurumu yöneticisi Yiyang Xia’ya göre bu yeni kampanya, Politbüro Daimi Komitesi tarafından verilen zulmü durdurma kararının hemen ardından, zulmü beslemeye devam edecek.

Xia’ya göre, Parti’yi yok eden Kültür Devrimi’nden sonra temelde bunun gibi her hangi bir politik hareket hiç tekrarlanmamıştı.

Çıkar Grupları

Resmi rakamlara göre bu sene Komünist Partisi’nin kamu güvenliği için ayırdığı bütçe 120 milyar dolardı.

Falun Gong’a karşı kampanya yürüten yetkililer bu bütçeden fayda sağladığı öne sürülüyor.  Yiyang Xia bu konuda şöyle diyor: “ Geçimlerini ve ikramiyelerini bu zulümden sağlayan yüz binlerce güvenlik görevlisi var, bu yüzden yeni kampanyaların olmasını dört gözle bekliyorlar.”

Xia, zulmün başlamasının üzerinden 14 yıl geçtiği bu süre içerisinde, Parti’nin içerisinde büyük bir çıkar grubunun oluştuğunu ve bu kişilerin zulmü sürdürme eğiliminde olduğunu çünkü bunu yaparak güç ve servet sahibi olduklarını sözlerine ekledi.

Çin’de Falun Gong davalarına bakan bir insan hakları avukatı olan Liang Xiaojun bu kampanyanın devam etmesinin üç sebebi olduğunu dile getirdi: “İlki momentum: Devam eden bir zulüm var ama hiç kimse bunu durdurmak için herhangi bir şey söylemiyor. İkincisi, totaliter bir devlet olarak Parti kendisine düşman yaratmak zorunda. Üçüncüsü ise kar: Falun Gong zulmünü sürdüren kişiler bundan mali yarar sağlıyor.”

Beyin Yıkama

Söz konusu kampanyayı yürütmek için Çin polisinin ve güvenlik güçlerinin kullanacağı ana yönteme “yasal eğitim” veya  daha doğru bir deyimle, ‘beyin yıkama’ deniyor.

Falun Gong izdeşlerini tutuklamak ve yalıtmayı içeren bu yöntemde daha sonra bu kişiler Komünist Partisi’nin uygulamaya karşı propagandasını okumaya veya izlemeye zorlanıyor. Bu yöntemin uykudan mahrum bırakmayı, fiziksel işkenceyi, bazen de elektrikli coplarla ileri derecede şoklar vermeyi, baskı pozisyonlarında durdurmayı ve yakmayı  da içeridiği sıklıkla rapor ediliyor.

Uluslararası Af Örgütü Çin araştırmacısı Corinna-Barbara Francis, 2010 ile 2012 yılları arasında Falun Gong’a karşı yürütülen son dönüştürme kampanyası için başlıca olarak çalışma kamplarının kullanıldığını bildirdi. Bazı çalışma kamplarının kapanması ile beraber bu kişilerin çalışma sınıflarına gönderileceğini düşündüğünü söyleyen Francis, yerel Parti yöneticilerinin bu amaçla oluşturdukları beyin yıkama merkezlerini bu iş için referans gösterdi.

Çin üzerinde araştırmalar yapan San Fransisco merkezli bir insan hakları grubu olan Duihua, bu tesislerin çalışma kamplarına kıyasla daha az bir yasal statüye sahip olduklarını ve her türlü resmi yasanın dışında faaliyet gösterdiklerini açıkladı.

Yasa Dışı

Parti’nin güvenlik kampanyası operasyonları üzerine çalışmalar yapan Yiyang Xia, bu son savaşın Çin Komünist Partisi’nin merkez şubesi tarafından yürütülen ve Falun Gong’un kökünü kazımakla görevli yasadışı bir parti organı olan 610 ofis tarafından hazırlanan bir belge üzerine kurulduğu görüşünde.

Avukatlar ise bunun resmi bir kampanya olmasına rağmen, bu operasyonun Çin yasalarına göre tamamen yasa dışı olduğu görüşünde.

Konuyla ilgili olarak; “Bu türde bir belge insan haklarının bastırıldığına dair bir kanıttır” diyen avukat Liang Xiaojun; “Birazcık olsun hukuk öğrenmiş olan devlet yetkilileri böyle emirler vermenin yasa dışı olduğunu bilir. İnsanların inanç ve ifade özgürlüğü vardır” dedi.

Başka bir insan hakları avukatı olan Tang Jitian ise, “Bunun yasal bir dayanağı olmadığı kesin. Doğru bir şekilde anlaşılırsa, güvenlik güçlerinin eylemleri ‘adam kaçırma veya zorla kaybetme” olarak adlandırılabilir” dedi.

Dikkatsiz Yerel Yönetimler

Komünist Partisi’nin bu operasyonlarına yakın olan analizciler yerel yönetimlerin internet sitelerinde bulunan direktiflerin aslında orada olmamaları gerektiğini söylemekte.

Shaanxi eylaetinin Jinhe kasabasında bir internet sitesinin yöneticiliğini yapan kişiye telefon ile ulaştığımızda ise bu kişi; “Benim operasyonlarla hiçbir ilgim yok. Ben sadece internette sunulan bilgiden sorumluyum” diyerek şu açıklamayı yaptı: “Belge, merkezi yönetimden  en aşağıya kadar her seviyede emredildi. Devlet Konseyi açık bilgiyi savunuyor bu yüzden gizli olarak belirtilmemiş her bilgi internet sitesinde yayınlanır.”

Yiyang Xia da hiçbir eyalet düzeyindeki yönetimin internet sitelerine bu bilgiyi koymadığını, kuralları açık bir şekilde anlayamamış olanların bunu yaptığını söyledi.

Bütün bunlara rağmen, kampanyayı uygulayan kişilere iyi bir iş çıkarmaları emrediliyor. Çongçing’in Yunyang ilçesindeki bir uyarı şöyle diyor: “Her sene kampanya [anti- Falun Gong] için sıkı değerlendirmeler yapılır. Eğer her hangi bir komite aktif olarak aktivitelerde [anti – Falun Gong]  bulunamaz ve öğrencilerin eğitimini ve dönüştürülmesini sağlayamazsa, yetkililer buradaki yetkili kişiyi ciddi olarak ararlar.”

Jiangsu eyaletinde Xuzhou’dda bulunan Zhongshan orta okulundaki anti Falun Gong eylemlerinin lideri Tao Decai telefonla aranıp kampanya nasıl gidiyor diye sorulduğunda şu cevabı verdi: “ Öğrencilere evlerine götürmeleri için anketler verdik.” Bu da öğrencilerin evlerinde Falun Gong uygulayan insanların olup olmadığını kontrol edecekleri anlamını taşıyor. Daha fazla soru sorduğumuzda ise Tao Decai yanıtlamayı reddedip telefonu kapattı.

Kotalar

Komünist Partisi tarafından ulusal çapta harekete geçirilen her hareket gibi, bu operasyon da pek çok kotaya sahip.

Çongçing’deki Dunren Sokağı çevresindeki Komünist Parti ofisindeki bir bildiri şöyle diyor: “ Her sene, belirlenen hedeflerin en az yüzde yirmisi eğitim-çalışma sınıflarına bir kere girmelidir. Bunlardan düşüncelerinde ısrar edenlerin sayısı yüzde üçü geçmemelidir.”

Yunyang ilçesinde, uygulayıcıların %90’nın dönüştürülmesi hedefi konuldu.

Jilin eyaletindeki Xintunzi kasabasında ise daha büyük bir hedef var: “2015’in sonuna kadar dönüştürülmemiş olan bütün Falun Gong uygulayıcıları dönüştürülecek. Falun Gong’u karalayıcı ve eleştiren kampanyaya devam edilecek.”

‘Komik Durum’

Parti’nin barışçıl insanlardan oluşan büyük bir grubu psikolojik olarak dönüştürme çabası ve bu kampanyanın hedefine ulaşmaktaki süren başarısızlığı insanların dikkatini çekiyor.

Liang Xiaojun, bu kampanyanın saçma sapan olduğunu ve Parti’nin bütün Falun Gong uygulayıcılarını dönüştürmesinin imkansız olduğunu düşünüyor.

Tang Jitian ise  “Bu grubu ortadan kaldırmak için her şeyi yapıyorlar ama bütün çabalarına rağmen istedikleri sonucu alamıyorlar ve şu anda bu durum uluslararası bir boyuta ulaşmış durumda. Deneyip başarılı olamadılar ve şimdi ise bir kriz içerisindeler.”

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.