Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği’nin Büyük Çabası

Video kaydırarak yatakta çürüyen ev gençleri

Devir değiştikçe yeni kavramlar, yeni sözcükler türüyor. Misal, üstte verdiğimiz ‘video kaydırmak – yatakta çürümek’ gibi. Veya ‘mobbing – akran zorbalığı – konsolide etmek – dijital bağımlılık – sanal kumar – internet dolandırıcılığı’ gibi. Her dönem kendi kavramları, kuralları ve diliyle gelir…

Önceki yazılarımdan birinde ev gençlerine değinmiştik. ‘Ev genci’ de yeni bir isim. Nedir? Orta yaşlara değin hiçbir iş yapmadan, ebeveynlerinin yanında, evde yaşayan, geçinen gençler için denmiştir. Bu kuşak diploma sahibi; ancak çalışmayı reddediyor. İnternet bağımlısı, asosyal bir kuşak. Gün boyu evde video kaydırarak, oyun, sohbet, yazışma yaparak günlerini geçiren zümre.

Video kaydırmak, evde çürümek, gerçekten geleceğimiz için büyük tehlike. Gençler evde saatlerce video kaydırarak ömür geçiriyorlar. Üstüne üstlük hiçbir şeyi de beğenmiyorlar; ve de tatmin duygusundan yoksunlar.

Sorun sadece evde çürümek, video kaydırmak veya ev genci olmak da değil. Bu bağımlılığın felakete sürükleyen başka yönleri var. Sanal kumar örneğin. Oturduğunuz yerden sadece kendinizi değil, tüm sevdiklerinizi de bir felakete sürüklüyorsunuz.

Her türlü bağımlılık daha çok genç yaşlarda başlıyor. Çocuklar, gençler tehdit altında. Sanal kumar bağımlılığı en çok 18-35 yaş aralığında görülüyormuş. Bu konuda araştırmalar yapan, dijital bağımlılıkla mücadele eden bir dernek var. Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği. Başkanı, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci. Kendisi bu konuda yoğun mücadeleler veriyor. Farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Prof. Dilci, sanal kumarın bir beka sorunu ve ülkenin kanayan yarası hâline geldiğini, aileleri borç batağına sürükleyerek yıktığını söylüyor. “Sanal kumar ve de her türlü sanal bağımlılık, sessiz bir krizdir” diyor Dilci. “Ya kazanırsam” mantığı ile ufak ufak başlayan bağımlılık, kişinin her şeyini kaybetmesine değin sürüyor… O bakımdan zengin – fakir pek ayırt etmiyor. Borçlarını temizleyen insanlar büyük çoğunlukla yeniden tuzaklara düşüyor.

Dilci, “boşanmış, bölünmüş, tek çocuklu aileler daha büyük risk altında” vurgusu yapıyor. Bağımlıların yüzde 94’e yakınını erkekler oluşturuyor. Sanal kumar, aynı zamanda yurtdışına kaynak transferidir. Ülke kaynaklarının başkalarının eline geçmesidir.

Dernek Başkanı Dilci, bu konuda ailelere büyük görevlerin düştüğünü vurguluyor. Aileler çocuklarının harcamalarını, sosyal medyada nerelere girdiğini, kimlerle ilişki kurduğunu iyi takip etmeliler. Aşırı harcamalara dikkat kesilmeliler. Çocukların evde, dışarıda, okulda izlenmesi gerekiyor.

Prof. Dilci, 15 yaş altı çocukların sosyal medya ve akıllı telefon kullanmamaları konusunun meclisin gündeminde olduğunu söyleyerek, konunun takipçisi olduklarını belirtti. Dilci, çocuklar için uyarıcı programların varlığından da söz ederek, aileleri bu konuda bilgilendirdi.

Devletin sosyal medya, sanal bağımlılık, sanal kumar – bahis mevzularında gerekli her türlü yasal düzenlemeleri geciktirmeden uygulamaya sokması gerektiğini vurgulayan Başkan Dilci, dernek olarak her zaman vatandaşların yanında olduklarını belirtti.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.