Gezi Parkı’nda Neler Oluyor?

polis-gezi
Taksim Meydanı

11 Haziran günü Vali Mutlu yaptığı basın açıklamasında Gezi Parkı’na herhangi bir müdahale yapılmayacağı, sabah başlatılan polis müdahalesinin amacın sadece meydandaki Atatürk heykeline ve AKM’ye asılan çeşitli marjinal grupların flamaların kaldırılması amacı taşıdığını belirtmişti.

Gün boyu süren müdahalelerde zaman zaman Gezi Park’ı içine de isabet eden gaz bombaları olduğu, Gezi Parkı direnişçilerinin kendi kurduğu medyası olan “capul.tv”de yayın sırasında görülmüştü. Gece 02:00 sularında ise, park içinde oldukça yoğun bir gaz müdahalesi olduğu gözlemlenmişti. Park içine isabet eden birçok bomba nedeniyle, parka müdahlenin başladığı söylenmiş, aynı sırada canlı yayın yapan CNN International muhabiri de yayına bir süre ara vermek zorunda kalmıştı. Benzer şekilde park içinde yer alan “capul.tv” de bir süre yayın yapamadı. Yaralıların olduğu ve tıbbi yardım ihtiyacı olduğu haberleri sosyal medyada hızla yayıldı.

“Gezi Parkı’na müdahale olmayacak gençlerimiz rahat olsunlar” şeklinde açıklama yapan, fakat çok geçmeden park içine atılan gaz bombaları nedeniyle, sosyal medya platformlarında artık Vali Mutlu’ya güven duymadıklarını belirten sosyal medya kullanıcılarının haberleri yankı buldu.

Yaşananlar üzerine ertesi gün televizyondaki canlı yayınlardan halka açıklamalarda bulunan Mutlu, daha önce belirttiği gibi müdahalelerin samimi olan halka yönelik değil, oluşan durumdan faydalanan marjinal gruplara yönelik olduğunu yineleyerek, içeriye isabet eden gaz bombalarının, marjinal grupların patlayan gaz bombalarını yerden alarak park içine atmaları sonucuyla olduğu ve halkı bu durumu polisin yaptığına dair yanıltmaya çalıştıklarını belirtti. Halkın bu oyuna gelmemesi için uyarıda bulundu. Marjinal grupların, park dışında polisle çatışan üyeleri haricinde park içinde de yer aldıklarını bildiklerini sözlerine ekledi. Bu nedenle, direnişlerinde samimi olan gençlerin, polisin marjinal grupları bastırma müdahalelerinden etkilenme riski olduğundan, gençlere en kısa sürede parkı terk edip evlerine dönmeleri çağrısında bulundu. Gençler ve ailelerine sağ duyulu davranarak bu çağrıya uymalarını en kısa sürede beklediğini belirtti. Marjinal gruplara olan müdahalenin, meydanın tamamen halkın rahatça gezebileceği duruma gelene kadar süreceğini, bunda geri adım atılamayacağını belirtti.

Yapılan müdahaleler sonunda AKM binasının üzerinden kaldırılan flamalar yerine, Türk bayrağı ve Atatürk resmi asıldı.

Polisin tüm şiddetli tepkisine rağmen, direnişçi halk tavrında bir değişiklik yapmayarak duruşlarından vazgeçmeyeceklerini ve direnişlerine devam edeceklerini yapılan canlı yayınlar ve sosyal medya üzerinden belirtti. Yapılan açıklamaları ikna edici bulmuyorlardı ve polisin sert tepkisini eleştirdiler.

Çeşitli gruplamaların flamaları kaldırılarak, AKM'ye Atatürk resmi ve Türk bayrağı asıldı.
Çeşitli gruplamaların flamaları kaldırılarak, AKM’ye Atatürk resmi ve Türk bayrağı asıldı.

Cumhurbaşkanı Gül ise gün içindeki Rize Valiliği ziyareti sırasında “İlk gün Gezi Parkı’nda olup bitenler yanlıştı. Bunu İstanbul polisi de gördü. İlk gün yaşananlara doğrudur diye ısrar ederseniz inandırıcılığınız gider. Dünkü ve evvelki günkü davranışlarını gördük. Şimdi şiddet olmayan bir gösteriyi ayırt ediyoruz. İlk gün böyle olsaydı bu noktalara gelmezdik.” dedi.

Diğer yandan, Başbakan Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ile yaptığı görüşmede Gezi Parkı konusuna değinerek, 24 saat içinde bu işin bitmesi talimatını, İçişleri Bakanı’na verdiğini söyledi. Erdoğan’ın değişmeyen sert tutumu, halk tarafından yeniden tepki ile karşılandı.

Ardından Başbakan Erdoğan, ünlü tiyatro oyuncusu Hasan Kaçan, ünlü oyuncu Necati Şaşmaz’ın aralarında bulunduğu, mimar, öğrenci, akedemisyen gibi çeşitli meslek gruplarından oluşan 11 kişilik bir heyet ile Gezi Parkı direnişi konusunu görüştü. Daha önceki günlerde bu görüşmenin gerçekleşeceği bilgisi ilk geldiğinde, direnişçi halk tarafından olumsuz tepki ile karşılanmıştı. Kendilerinin haberleri olmadan bir heyet seçilmesi ve heyetin direnişe birebir destek olduklarını görmedikleri bazı sanatçılardan oluşması tepkiye neden olmuştu.

Gezi Parkı temsilcileriyle yapılan 4 saat 45 dakika süren görüşme sonrasında, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, “Toplantıdan çıkan sonuç şudur. biz bunu (Topçu Kışlası) İstanbul halkına referanduma götürebiliriz.” dedi.

Hüseyin Çelik, referandumun İstanbul halkına sorulmak suretiyle yapılabileceğini belirtti. Gezi Park’ındaki gençlere ise, halkın güvenliği ve huzuru için parkı boşaltmaları için çağrıda bulundu.

Çelik, kendi ve Başbakan adına konuştuğunu ifade ederek, “Makul, meşru talapleri olan insanlar bize iletmek isterlerse, bizim gönlümüz yüreğimiz bu taleplere açık olacaktır. Yeter ki yıkma, yakma işin içine girmesin. Bazılarımız AK Parti hükümetine zarar veriyoruz niyetiyle yola çıkıyor ama ülkemize zarar veriyoruz. Düşmanlarımızı sevindirmekten öteye gitmiyor bu işler. Buna bir son verilmesi gerekiyor. Sayın Başbakan şu altarnetifi de gelenlerle paylaştı. Madem ki halkın ne istediğini öğrenmek istiyoruz. O zaman bir refarundum seçeneğini ilgili kurullara götürebiliriz. Bizim yetkili mercimiz, AK Parti MKYK’dır. MKYK’da bu mesele değerlendirilir. Daha sonra hükümet buradan çıkacak sonuca göre gerekenleri yapar.” dedi.

Çelik, ayrıca Taksim’de anıtın etrafına pankartların asılmasına ve Gezi Parkı’nda böyle uzun bir eylemin sürdürülmesine hükümet olarak izin verilmeyeceğini belirtti. “Eğer oradaki gençler gittikten sonra illegal yapılar orayı doldurmaya kalkarlarsa onlar da polisle başbaşa kalacaklardır.” dedi.

Başbakan Erdoğan’la görüşen, Gezi Parkı heyeti adına konuşan Yard. Doç. Dr. İpek Akpınar ise, “Gezi Parkı’nın park olarak kalmasını, şiddetin durdurulmasını ve sorumluların soruşturulmasının vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Şiddetin tamamen sona erdirildiği bir ortamda katılım sürecinin devam etmesini ümit ediyoruz. Gezi Parkı’nın bu bağlamda bir örnek teşkil etmesini bekliyoruz, umut ediyoruz” dedi.

İpek Akpınar, Başbakan Erdoğan’ın basın danışmanı tarafından dün akşam Ankara’ya davet edildiklerini söyleyerek, bu görüşmeyle bir iletişim kanalının açıldığını belirtti. Akpınar, “Bizler kimsenin sözcüsü, kimsenin temsilcisi değiliz” diyerek, bugünkü görüşmeye birey olarak  katıldıklarının altını çizdi.

Görüşmede yetkilileri ve sorumluları sağduyuya davet ettiklerini belirten İpek Akpınar, hükümetin konuşulan çözümleriyle ilgili herhangi bir yetkileri olmadığını toplantıda dile getirdiklerini anlattı. Bir gazetecinin “Referandum konusundaki görüşleriniz nelerdir?” sorusu üzerine Akpınar, “Bu konu bize sorulmadı. Hükümetin konuşulan çözümlerle ilgili herhangi bir yetkimiz olmadığını söyledik. Kişisel görüşlerimizi bu akşam açıklamayacağız, yarından itibaren hepimiz daha serbest olacağız” diye konuştu.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.