Güz Bayramındaki Gelenek ve Görenekler

2014-09-03-mid-autumn-festival

 

 

Bu yıl Güz Bayramı 8 Eylül’de kutlanıyor. Çinliler, Güz Bayramında Ay’ın en yuvarlak, en büyük ve en parlak halini aldığına inanırlar. Dolunay “birleşmenin” sembolü olarak kabul edildiği için de, Güz Bayramında bir ailenin bütün üyelerinin bir araya gelmesi geleneği vardır. Eski çağlarda Çin’de Güz Bayramında Ay’a ibadet etme ve mehtabı seyretme geleneği vardı. Çinlilerin dolunayı, aile üyelerinin bir araya gelmesinin sembolü olarak gördüğü için bugüne “aile üyelerinin bir araya gelmesi bayramı” adı da verilir.

Güz Bayramı ile ilgili birçok gelenek ve görenek vardır ve bunların başında ay pastası gelmektedir.

Ay Pastası Yemek

Ay Pastası
Ay Pastası

 

Luo Zhong Ji Wen adlı tarihi kitapta, Tang Hanedanı (618-907) döneminde Xizong, Güz Bayramında bir defa Ay pastası yiyince çok beğenmiş ve saraydaki aşçıların kırmızı ipek parçalarıyla ay pastalarını sarıp Keju adı verilen devlet memuriyet sınavını kazanlara dağıtmasını istemiş. Bu kitap, Ay pastasıyla ilgili en erken kayıttır. Song (960-1276) hanedanı dönemine gelince Ay pastasına “lotus yaprağı” ve “lotus” gibi isimler de kondu, görünüşü de daha hoş oldu. Dönemin ünlü şairi Su Dongpo, dolunay gibi güzel ve içi tatlı Ay pastası için şiir yazmıştı. Song döneminden sonra Ay pastasınin tadına daha büyük önem verilmeye başlandı, çöreğin yüzeyindeki desenlere Ay Sarayı ile ilgili efsane de dâhil edildi. Desenler önce kâğıt üzerine çizilip sonra çöreğin yüzeyine yapıştırılırdı. Sonra tahta kalıp kullanılmaya başladı. Dolunay birleşmenin sembolü olduğu için, Ay pastası bir çeşit yemek olarak yenir, Ay’a tapılır, akraba ve yakınlara hediye edilirdi.

Yuan (1206-1368) hanedanının ilk döneminde imparator halkın isyan etmesinden korktuğu için, her 10 ailenin gözetimiyle bir asker görevlendirme ve 10 ailenin tek bir bıçak kullanması gibi politikalar uyguluyordu. Buna dayanamayan halk, Güz Bayramında hediye verme fırsatından yararlanarak, Ay pastalarının içine, mumla sarılan ve üzerine isyan yemini yazılan birer kâğıt parçası koymuş, çöreğin dibine imalı başka bir kâğıt da yapıştırılmıştır. Ay pastasının yüzeyine bir kâğıt parçasının koyulmasının kaynağı olarak bu açıklama yapılmaktadır.

Uygulanan Diğer Gelenekler

İlk gelenek deniz dalgalarını seyretmektir.

Eski çağlarda Zhejiang ve civarındaki bölgelerde, Güz Bayramında mehtabı seyretmenin yanı sıra, deniz dalgalarını seyretme de bir diğer etkinliktir. Han hanedanı dönemine ait kayıtlarda bile deniz dalgalarıyla ilgili ifadeler yer alıyor.

Zhejiang eyaletinde bulunan Qiantangjiang Nehrinin denize döküldüğü yerde Ay’ın çekim gücüyle, dalgalar 8 metre kadar kabarabilir. Bu yükseklikteki dalgalar her görene görkemli bir his verir. Daha sonra Song ve Ming hanedanlarında dalgaların seyredilmesini konu alan çok sayıda makale yazılmıştı.

İkinci gelenek, fener yakmaktır.

Güz Bayramında gökte ayna gibi dolunay ile yerde berrak su güzel bir tablo oluşturur. Ancak bunlarla yetinmeyen Çinliler, fener yakarak bayrama renk katar. Hunan ve Guangdong eyaletlerinde çinilerle pagoda yapılıp, üzerinde fenerler yakılması geleneği vardı. Jiangsu ve Zhejiang bölgelerinde fener teknesi yapma geleneği vardı.

Fener yakmayı en çok sevenler ise Guangdonglulardır. Meyve, kuş, hayvan, balık ve böcek desenli veya “Güz Bayramı Kutlu Olsun” yazılı fenerler, bayramdan iki hafta önce hazırlanırdı. Ortasında bir mum yakılan fenerler bambu direğine, balkona veya sayvana asılırdı. Kimileri, küçük fenerleri istediği gibi şekillendirir, zengin aileler birkaç metre yüksekliğe fener asıp, fenerlerin altında ailece eğlenirdi.

Bir başka gelenek de mehtabı seyretmektir.

Güz Bayramında mehtabı seyretmek, eskiden beri devam eden bir gelenektir. Zengin olsun, fakir olsun mehtabı seyrederken herkes kendince bir zevk alır.

Eski zamanlarda zenginler bayramda bir kule inşa ettirir, kulede mehtabı seyrederdi; içki sevenler restoranlarda kalıp seyreder; gezmeye meraklı olanlar dağa tırmanıp veya tekneye binip, yanına güzel yemeklerle içkiler alır, şiirler yazıp Ay’ı över; sıradan vatandaşlar gece boyunca efsane ve hikâyeler anlatırdı. Şunu vurgulamak istiyorum: Eski çağlardan beri Çinliler Güz Bayramında sadece mehtabı değil, mehtabı ve yerdeki manzaraları birlikte seyrederdi. Örneğin başkent Pekin civarında Lugou adlı bir köprü vardır, köprünün altında geniş bir nehir bulunuyor. Eskiden Çinliler, Güz Bayramında Lugou Köprüsü yakınındaki köprüde, gökteki Ay’ı ve Ay’ın sudaki yansımasını seyrederdi. Bu manzarayı anlatan Lugou Xiao Yue, bir dönem Pekin’deki en ünlü 10 manzaradan biri olarak kabul ediliyordu.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.