
ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat’ta düzenlenen operasyonda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile 47 Devrim Muhafızları komutanı hayatını kaybetti. Ancak bu olayların, İran’daki mevcut rejimi kısa vadede sona erdirmesi beklenmiyor. Washington merkezli düşünce kuruluşu Brookings Institution, 3 Mart’ta İran’daki savaş hakkında bir panel düzenledi. Eski diplomatlar ve Orta Doğu uzmanları, Tahran’daki yönetimin varlığını sürdürebileceği görüşünde birleşiyor.
Brookings Enstitüsü Dış Politika Çalışmaları Direktörü Suzanne Maloney, panelde konuştu. Maloney 1979’daki İran İslam Devrimi sonrası kurulan sistemin yalnızca tek bir lidere bağlı olmadığını vurguladı. Ayrıca ülkede yönetimi devralabilecek çok sayıda sertlik yanlısı ismin bulunduğunu belirtti. “Bu çatışmanın ardından İran’da yine bu rejimin bir versiyonuyla karşı karşıya kalacağız” dedi.
İngiltere merkezli muhalif yayın organı Iran International, Uzmanlar Meclisi’nin Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i yeni dini lider olarak belirlediğini öne sürdü. Ancak Tahran yönetimi bu iddiayı resmi olarak doğrulamadı. Uzmanlara göre, Mücteba Hamaney gibi katı çizgide bir ismin göreve gelmesi halinde halk hareketleriyle rejimin devrilmesi olasılığı oldukça düşük. Ayrıca İran’ın ABD ve İsrail’in taleplerine boyun eğmesi ya da bölgedeki füze ve İHA faaliyetlerini durdurması da olası değil.
İran Rejimi İle Anlaşma Olabilir
Panelde konuşan eski ABD’li diplomat Philip Gordon, yaşanan gelişmelerin İran’da bir değişim beklentisi oluşturduğunu söyledi. Ancak bunun gerçekçi olmayabileceğini belirtti. ABD’nin kapsamlı bir kara harekâtına girişmemesi durumunda, bir anlaşma senaryosu olabileceğini dile getirdi.
Bir diğer katılımcı Jeffrey Feltman ise İran yönetiminin yalnızca Hamaney’den ibaret olmadığını belirtti. Ayrıca ülkede örgütlü ve güçlü bir muhalefet hareketinin bulunmadığına dikkat çekti. Feltman, geçmişte Ban Ki-moon ile birlikte Tahran’a yaptığı ziyarette Hamaney ile yüz yüze görüştüğünü hatırlattı. Rejimin ideolojik temelinin ABD karşıtlığı üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Uzmanlara göre, Hamaney’in ölümü üzerine İran siyasetinde belirsizlikler ve iç çekişmeler artabilir. Ancak bu durum, rejimi zayıflatmak yerine daha sert ve öngörülemez adımlar atılmasına da yol açabilir. Değerlendirmeler, İran’daki mevcut yapının kısa vadede tamamen çökeceğine dair güçlü işaretler bulunmadığını vurguluyor.