Organ Nakli Uzmanı Çin’in Davetini Geri Çevirdi

Dr. Eric J. Goldberg. (Robin Kemker/The Epoch Times)

Uluslararası önemli bir Medikal Araştırma Şirketi’nin Direktörü olan Dr. Eric J. Goldberg, 2006 senesinde organ kaçakçılığı konusunda Boston’da düzenlenen bir konfreransa katıldığından beri, bu konuda çeşitli araştırmalar yapıyor. Goldberg, 22 Aralık’ta Dr. Dana Churchill ile birlikte, ‘Zorla Organ Kaçakçılığına Karşı Doktorlar Birliği (DAFOH)‘ olarak, Çin’de organ kaçakçılığı ve konularının masaya yatırıldığı bir konuşamada, Güney Kaliforniya’dan katılarak soruları cevaplandırdı.

Basın konfreransının organizatörü olan DAFOH, kar amacı gütmeyen, doktorlar tarafından kurulan, amacı medikal camiayı ve halkı, etik olmayan ve yasadışı organ kaçakçılığı hakkında bilgilendirmek olan bir kuruluştur.

Dr. Goldberg, Philadelphia Temple Üniversite’sinden mezun olduktan sonra, Florida’da çalışırken aynı zamanda fakültede Profesör Öğretim Üyesi’ydi. 25 yılı aşkın bir süredir karaciğer ve böbrek nakli üzerinde uzmanlaşan Goldberg, dünya çapında ilaç-reddi ve nakle bağlı olan klinik deneyleri yönetiyor.

Dr. Goldberg’in işverenlerinden olan British Isle’da bulunan büyük bir ilaç şirketi, Çin’deki klinik araştırma deneylerini yönetmek amacıyla davet edilmişti fakat şirket, Çin’de şu an mevcut olan organ nakillerinin durumunu düşününce teklifi geri çevirmekle kalmadı, aynı zamanda da Dr. Goldberg’i çalışmalarını başka bir ülkeye yerleşerek devam ettirmesi gerektiği konusunda ikna etmeye çalıştı. Şirket, kendisini güvence altına almak adına, çalışanının isminin gizli kalmasını istedi. Dr.Goldberg, Boston’da 2006 senesinde katıldığı Organ Nakli Konfreransı sırasında, Çin’deki bazı şüphe uyandıran çalışmalar konusunda bilgi sahibi olduğunu belirtti.

Organ Nakli Tartışması

Dr.Goldberg, organ nakli ilaç testi için klinik deneyler ve bu işi yurtdışında yapmak konusundaki uluslararası protokol değişiklikleri hakkında konuştu.  Golberg, nakil ilaçlarını test ettikleri Kuzey Amerika’dan, Balkanlar, Hindistan ve Çin de dahil, Doğu’ya kadar birçok yerde büyük farkılılıklar olduğunu, çünkü popülasyonun devasa olduğunu söyledi. Bunun yanısıra nakil ameliyatlarının geçmişteki yıllara nazaran ‘Karanlık Dönemler’den çok daha gelişmiş bir hale geldiğini söyleyerek, şimdi ise Doğu’nun Batı’yla eşit bir seviyeye geldiğini belirtti. Ancak, test için istenen şartlar özenli ve dikkatli bir hale gelmediği sürece, bunun problemli bir hale gelebileceğini ve ilaçlar piyasaya girdiğinde, olası ters etkiler konsunda sebebinin açıklanamadığı test sonuçlarının boşluklar yaratacağını belirtti.

Dr. Goldberg, çeşitli ülkelerde hastaların organ bekleme zamanları karşılaştırıldığında, “Amerika’da işler şu şekilde yürüyor; eğer karaciğer nakli için sıradaysanız, %85 ihtimalle donör yokluğundan ölme ihtimaliniz yüksek, fakat Çin, Amerikalıların organ nakli için en çok gidebileceği yer ve buna inanmak için birçok sebebim var. Şu anda, Amerika’da diyaliz hastası bir insan organ nakli için 3-5 sene beklerken, Çin ile bağlantıya geçtiği takdirde ortalama bekleme zamanı ise sadece 1 hafta” dedi.

Dr. Goldberg’e, 1 hafta veya 1 ay bekleme süresi için, donör bankası oluşturmak üzere, kaç bedenin olması gerektiği sorusuna cevabı ise, binlerce hatta yüzbinlerce, 100,000 kişinin üzerinde donör olması gerektiği oldu. Amerka’da böbrek bekleme zamanının 7 yıla kadar uzayabildiğini, fakat bunun Çin’de ise sadece 1 ay olduğunu sözlerini ekledi.

Organ Nakli Kazançlı bir İş

Goldberg, “Çin’deki problem şu ki, tüm nakillerin içinden çok az bir miktarı hapishane mahkumlarının ölümlerinden geldiği görülüyor. Bu kadar kısa zamanda uyumlu organ bulunması için onbinlerce insan gerekli, fakat sayılar tutmuyor. Şu sayılara bir bakın: 62.000 böbrek nakli, 130.000’den 160.000’e karaciğer nakli, 30.000 kornea nakli. Bu insanlar Çin’de öldürülüyor. Araştırmamda benim seviyemde gördüğüm, Çin Hükümeti’nin en büyük motivasyonunun para olduğu. 10 sene once, Çin’de hastane finansmanlarında değişikliker oldu, bu da tam olarak Çin’de çarpıcı bir şekilde organ naklinin sayısının çok yükseldiği zamana rastlıyor. Organ nakli çok kazançlı” dedi.

İnsan Hakları Avukatı olan David Kilgour ve Matas hazırladıkları raporda Çin’de devlet eliyle yapılan gizli organ ticaretini ses kayıtları ve belgelerle ispatlamışlardı. David Matas ve David Kilgour’un Raporu

*Falun Gong Hedef Alındı

Goldberg, David Matas ve David Kilgour tarafından yazılan literatürü okuduktan sonra, iddiaların gerçek olduğuna karar verdiğini söyledi. Matas ve Kilgour’a göre, “Neden ‘Falun Gong’ hedef alınıyor? Neden ‘Ülkenin düşmanları’ ilan edildiler? Vatandaşlık hakları alındı, böylece devletin hüküm verdiği, ekonomik olarak uygun gördüğü, istenilen her çeşit amaç için kullanılabilirlerdi. Çin’in her tarafında 70’den 100 milyona kadar ‘Falun Gong’ uygulayıcısı, çalışma kamplarında ve hapishanelerde gözaltına alınmış durumda. Yasal duruşma ve yasal kendini savunma hakkı verilmiyor. Tutukluyken fiziksel testler uygulanan ve doku tipi alınan tek gurup. Bunu duymak çok korkunç ama Kilgour ve Matas’ın yaptıkları röportajlara göre, organ kacakçılığı prosedürü tamamlandıktan sonra, anestezist solunum cihazını kapatıyor ve kurban ölüyor, daha sonra ise bedenler, ölülerin yakıldığı yere  alınıyor, olaylar bu şekilde gerçekleşiyor.” dedi.

Dr.Goldberg, “Problem şu ki, aslında bu durum devam etmezse, Çin Hükümeti için 1 hafta veya 1 ay içinde organ naklini nasıl gerçekleştirmiş olduklarını tüm dünyaya açıklamak ve kendilerini aklamak gerçekten çok zor olacaktır.” dedi. Görünüşe göre, Çin’de şu anda bilim, hukuk ve politika konularında tam tersi bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi. Bu sebeple, organ nakli araştırmaları için Çin Hükümeti’ne gitmenin şu an için iyi bir fikir olmadığını söyledi. Çin’deki bilimsel bakış açısının şüpheli olması ve alınan organların kaynağının şüpheli olması nedeniyle, araştırma yapacak olan şirket, testlerini Çin’de yapmamakta fikir birliğine varmış bulunuyor.

Dr. Goldberg, karşılaştığı her şirkete Çin’le iş yapmammasını söylediğini ve çoğunun da buna ikna olduğunu belirtirken, organları için insanları öldürmenin, soykırımdan hiçbir farkı olmadığını ve yapılan birçok katliamla aynı anlama geldiğini belirtti.

*Falun Gong, ‘Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü’ prensiplerini benimseyen, beden ve zihin sağlığına çok olumlu etkileri olduğu bilinen bir kendini geliştirme yöntemidir. http://www.falundafatr.org/

Orjinal İngilizce metin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.