Şiir, Sever Misiniz?
Şiir şuur demektir bence. Hemen herkesin bir şiir tanımı vardır, benimkisi bu. Bütün tanımlar -Mesnevi’de geçen- körlerin fili tarifi gibidir, her biri mevzuun başka bir yönünü ele alır.
Duyuş, seziş, hissediş… Beş duyunun ötesinden seslenir şiir.
Ahmet Haşim’e göre şiirde mana aramak, bülbülü eti için öldürmektir. Aziz Nesin’e göre Türkiye’de her üç kişiden biri şairdir. Bana göre şiir ata sporumuzdur. Yazıdan çok önce şiir vardır ve bizim milletimiz bilgiyi, irfanı ve duyguyu nesilden nesile şiirle aktarmıştır.
Bugün bir şiirle sesleneyim istedim meraklısına. Bana ait, yıllar öncesine ait bir şiir. Bu şiir çok sevildi, elden ele, dilden dile gezdi. Beni tanımayan ama şiiri bilen çok kişi var. Youtube ve diğer sosyal platformlarda sayısız kere yorumlandığını ben de sonradan öğrendim. Bazı şiir sitelerinde bu şiiri başkaları sahiplenip altına isimlerini yazmışlar. Bazısı şiiri beğendiği için altına imzasını atmış ama bazı yerlerini de saçma sapan şekilde değiştirip kendine uyarlamış. Yani hem beğenip, hem reddetmiş. Ve daha neler neler…
Pablo Neruda’yla ilişkilendirilen bir söz var; “Şiir, yazana değil ihtiyacı olana aittir.”
İhtiyacınız var mıydı?
Şiir aşağıda efendim, “İhtiyaç halinde camı kırınız!”
SANA BENZER BİRİ
Sana benzer birini tanıdım bir vakit,
Gülünce gün ışırdı.
Güzeldi, ne giyse yaraşırdı,
Aklım karışırdı.
Bakmaya doyamazdım,
Baksam içime sahipsizlik bulaşırdı.
Dokunmaya kıyamazdım,
Uzak diyarlardan gelmiş gibiydi,
Kaçtıkça yaklaşırdı.
Sana benzer birini gördüm bir vakit,
Korkunç güzel gözleri vardı,
Müthiş derin bakardı.
Yüzünde İstanbullu bir hüzün,
Koynunda resmim vardı.
Bir kavgayı tutmuştuk bir ucundan,
Elleri tütün, saçları deniz kokardı,
Tutsam kıvılcımlar çıkardı avcundan,
Ateşti, yakardı.
Sana benzer birini yaşadım bir vakit,
Bensiz bir dakka durmaz,
Benle olamazdı.
Ezan sesleriyle başlardı gün onunla,
Yıldızlarla sönerdi.
Gülümsese ağrılarım dinerdi,
Öpsem başım dönerdi.
Öfkesi delikanlıydı,
Deli fişekti, heyecanlıydı.
Umudunu sevdamıza banardı,
Omuzuna güvercinler konardı.
İmkânsızdı onu taşımak göğsümde,
Görmesem içim yanardı.
Sana benzer birini sevdim bir vakit,
Çocukça korkardı ölümden.
Bilmezdi, ertelenemezdi ölüm oysa.
Seni mi o sandım bilmem,
Onu mu sen.
Ona hiç benzemiyorsun…