Yusuf Tekin: Osmanlı İle Cumhuriyet’i Barıştırmalıyız

Yusuf Tekin’den müfredat açıklaması: Osmanlı ile Cumhuriyet’i barıştırmalıyız. (Fotoğraf: Yusuf Tekin X hesabı)

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Rize’de yaptığı açıklamada, “Osmanlı’yla Cumhuriyet’i barıştırmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Eğitimde Cumhuriyet’i ve laikliği hedef alan uygulamalar nedeniyle, sıklıkla eleştirilerin hedefi olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Rize’de yaptığı açıklamada, yapılan müfredat değişikliklerine değindi. Konuşmasında, okullarda ücretsiz bir öğün yemek talebi üzerinden CHP’yi eleştiren Tekin, ana muhalefetin ‘müteşekkir’ olması gerektiğini iddia etti.

Sabah saatlerinde Çay İlkokulu’nu ziyaret eden Tekin, yaz okulu kapsamında eğitim gören öğrencilerle bir araya geldi. Buradan Rize Valiliği’ne geçen ve Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Tekin, Vali İhsan Selim Baydaş’tan bilgi aldı. Ardından Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin’i makamında ziyaret eden Bakan Tekin, daha sonra AKP İl Başkanlığı’na geçti.

Partililere seslenen Bakan Tekin şunları söyledi:

Önce bir teşekkür edin bize. Önce teşekkür edin deyin ki Türkiye’de derslik başına yani sınıf başına düşen öğrenci sayısını yirmili rakamlara düşürdüğümüz için teşekkür edin. Bu kadar derslik yaptığımız için, bak yaklaşık olarak 450-500 bin civarında sınıf yaptık, derslik yaptık. 600-650 bin sınıfımızın tamamında şu anda internet erişimi var, akıllı tahtalar var. Bunlardan dolayı bir teşekkür edin deyin ki bunları yaptınız Allah razı olsun, şimdi de şu eksik onu da yapalım. Onu da yapacağız. Onlar da yapılacak. Ama bunları biz yaptık. Önce müteşekkir olmayı öğrenmeniz lazım.

“Türkiye’de 1989 ile 2002 arasında kaç tane hükümet değişti biliyor musunuz?”

“1990 yılındaki siyasi cinayetler. Turan Dursun, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Hiram Abas. Bunların hepsini biz haftalarca, aylarca konuştuk. ‘Görünmez güçler Türkiye’ye müdahale ediyor, siyaseti karıştırıyor’ diye tartıştık. 1991 yılında emekli Korgeneral Hulusi Sayın, emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk, HADEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın, eski MİT Müsteşarı Adnan Ersöz. Bunlar da bir yılda, 1991 yılındaki cinayetler.

Her bir olaydan sonra toplumda bir infial oluşuyor. Hiç kimse can güvenliğinden emin olamadığı bir Türkiye’yi yaşıyordu. 1992’de emekli Orgeneral Kemal Kayacan, gazeteci Musa Anter, Uğur Mumcu, Adnan Kahveci. Bunlar da bir yılda 1992’de olanlar. 1993 yılında 24 Mayıs Elazığ-Bingöl kara yolunda 33 er ve 7 sivilimiz şehit oldu. 2 Temmuz’da Sivas’ta 37 kişinin öldüğü bir olayı yaşadık. Ondan hemen 4 gün sonra, 6 Temmuz’da Başbağlar’da yaşadığımız olay, 33 şehidimiz. Bunlar da bir yılda oldu.

Bu listeyi uzatmak mümkün ve bu tabloda sokakta kimse can güvenliğinden emin değildi. Diğer temel hak ve hürriyetlerimizi bir tarafa bıraktım. İmam hatip mezunu olmak vebalıydı, başörtülü olmak vebalıydı. Türkiye böyle bir dönemi yaşadı. ve böyle bir dönem yaşanırken 1989 ile 2002 arasında kaç tane hükümet değişti biliyor musunuz? 11 tane hükümet değişti 12 yılda. Yani sokakta vatandaşın can güvenliği, sokakta vatandaşın temel hak ve hürriyetleri, en temel insani hakları risk altındayken biz hükümet bunalımlarıyla uğraşıyorduk…

“Ben diyorum ki Osmanlı’yla Cumhuriyet’i barıştırmamız lazım.”

Cumhuriyetle Osmanlı’yı barıştırılması gerektiğini dile getiren Tekin, “İtiraz ediyorlar. Ben şimdi diyorum ki müfredatta değişiklikler yapıyoruz. Herkes bize çocuklarının milli ve manevi değerlerden uzaklaştığından şikayet ediyor. Kılığından kıyafetinden tutun vatan sevgisinden, millet sevgisinden, milletle hemhal olma duygusundan rahatsız. O zaman bizim bunu çözmemiz lazım. Ben Haçlı Seferleri kavramını tarih müfredatından çıkardım. Sefer değil o, Haçlılar bize saldırmışlar. Bunu çıkardık müfredattan niye itiraz ediyorsunuz? Ben diyorum ki Osmanlı’yla Cumhuriyet’i barıştırmamız lazım. Ben diyorum ki eski Türk devletleriyle Cumhuriyet’i barıştırmamız lazım. Çocuklarımız Osmanlı’yı da ataları olarak bilmesi lazım. Osmanlı’ya da sahip çıkması lazım. Bunun için tarih müfredatında değişiklikler yapmamız lazım diyorum ben ve bunu yapıyorum.

“FETÖ’nün özel okulunu Trabzon’da kuran ailenin çocuğu Kıbrıs’a gidiyor.”

İlk Meclis’teki bütçe görüşmemde o zamanki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla ilgili olarak bir şey söyledim sorular üzerine. Dedim ki, Türkiye’de 1980’li yıllarda daha özel okullar yokken, FETÖ bir tehdit değilken bir adam Trabzon’da özel okul kuruyor. 1980’li yıllar yani benim üniversite sınavına girdiğim 1988-1989’dan bahsediyorum ve bizim aklımıza burada hiç kimsenin çoluğu çocuğu Kıbrıs’a gideyim, Kıbrıs’ta okuyayım, oradan yatay geçiş yapayım, bu o zaman kimsenin aklına gelen bir şey değildi, kimsenin bildiği bir şey de değildi. Düşünebiliyor musunuz, FETÖ’nün özel okulunu Trabzon’da kuran ailenin çocuğu Kıbrıs’a gidiyor, sonra Kıbrıs’tan Türkiye’deyken asla kazanamayacağı bir okula yatay geçiş yapıyor. Şimdi bunu bir proje olduğunu düşünmek için çok aşırı zeki olmaya gerek yok. Herkesin görebileceği bir şey. Daha Türkiye 12 Eylül darbesinin etkilerini henüz üzerinden atamamışken bu olayı yaşıyoruz. ve ben dedim, ‘bakın şu anda Cumhuriyet Halk Partisi, FETÖ istilasına tabi tutulmuştur. Şu an Cumhuriyet Halk Partisini tekeline almaya çalışan yapı, FETÖ yapısıdır’ diyordum ben, itiraz ediyorlardı. Şimdi kendileri söylüyorlar.” ifadelerini kullandı.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.