Ahmet Zorlu: Sürekli eğitim için kanun yapılsın

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, üniversite-sanayi işbirliğinin önemine değinerek, şirketlerde başta yöneticiler olmak üzere bütün çalışanların mesleğe yönelik sürekli eğitimi için kanun yapılmasını istedi. Özyeğin Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin ise Türkiye’nin insan kaynağı bakımından çok şanslı olduğunu, biraz daha eğitim verilmesi durumunda Rusya ve İngiltere’den sonra Avrupa’nın üçüncü büyüğü olacağını dünya araştırma kuruluşlarının teyit ettiğini söyledi.

İş dünyasının iki duayeni Zorlu ve Özyeğin, Vestel’in Manisa’daki üretim üssü Vestel City’de düzenlenen panelde biraraya gelerek deneyimlerini paylaştı.

Vestel’in Özyeğin Üniversitesi işbirliğiyle yürüttüğü Vestel Yetiştirme Programı’nı tamamlayan yönetici adayları, sertifikalarını Zorlu ve Özyeğin’in elinden aldı. Daha sonra geçilen panelde araştırma ve geliştirmenin önemine değinen Ahmet Zorlu, sanayi-üniversite işbirliğinin yetersizliğinden yakınarak, bu konuda kanun çıkarılmasını talep etti. Zorlu, “İnsan kaynaksız bir iş olmaz arkadaşlar. Benim çok önem verdiğim nokta, çalışan arkadaşların kuruma bağlılığı. İnsansız uçak yerden kumandayla oluyor ama insansız hiçbir şey olmuyor. Ortak akılla Türkiye çok daha büyük işler yapar. İyi insan yetiştirebiliyorsak, ülke öyle kalkınır.” dedi. Zorlu, hayallerinden birinin bugün gerçekleştiğini dile getirerek, “Yurt dışına gittiğimde kendime sorardım, ‘Neden bizde eğitimle sanayici iç içe değil?’ diye. İşte hayallerimizi gerçekleştirdik.” şeklinde konuştu. Zorlu, Vestel’in üretim kapasitesinin yılda 30 milyon adet olduğunu, 12 milyon televizyon, 10 milyon beyaz eşya ve 8 milyon uydu alıcısı üretildiğini açıkladı.

Gençlere, “Bu kurumda nereye çıkarım?” diye düşünmelerini tavsiye eden Ahmet Zorlu, şunları kaydetti: “15 sene evvel, ‘Bu çaputçunun elektronikte ne işi var?’ diyorlardı. Uzakdoğu’yu örnek aldım ve ülkemde de yapmak istedim. Yine 15 sene önce, üçüncü dünya savaşı çıkacağına inanmadığımı söyledim. Zaten savaşın içindeyiz. İşte iki sene önce üçüncü dünya savaşı çıktı, dünyaya yayıldı. Buna göre hesabımızı yapacağız ve yolumuza devam edeceğiz. Diyorlar ki, ‘Çin geldi. Çin’in yüzde 10’u geldi.’ Bizim ne yapmamız lazım? Çin geliyor diye kaçmak yok. Uzakdoğu, en büyük rakibimiz. Avrupa’da rakibimiz kalmadı. Eğer dünyada televizyon üreticilerinden beş tane kalacaksa, onun içinde Vestel de olacaktır.” dedi.

Teknolojiye büyük önem verdiklerinin altını çizen Zorlu, “İşini yaparsın ama sahip çıkmazsan hiçbir şey yapamazsın. Hayal kurarım ama hayalci olmam.” diye konuştu. Kendini yenilemeye ve yeniliklere çok önem verdiğini, ev tekstiliyle uğraşırken de yeniliklere imza attığını anlatan Zorlu, askerlikte gördüğü nevresimi, emprime çarşafı Türkiye’de ilk olarak kendisinin yaptığını ve çok tuttuğunu söyledi.

Bankacı olan Hüsnü Özyeğin ise Ahmet Zorlu’nun beyaz eşya sektörüne girmesinin bir cesaret örneği olduğunu, 50-60 yıllık iki köklü firmanın tekelini kırmayı başardığını söyledi. Gayrimenkul işinde Zorlu’nun İstanbul’un yüzük taşını yaptığını, kendisininse daha çok yurt dışında gayrimenkul işiyle uğraştığını ve tekstilde üretim yerine, önemli dünya markalarının perakende satışını yaptıklarını, enerjide kendileri sadece rüzgâr işindeyken Zorlu’nun çeşitli yatırımları bulunduğunu hatırlattı.

Kurdukları üniversiteyle eğitime ağırlık verdiklerini vurgulayan Özyeğin, Türkiye’nin son 30 yıldaki gelişmesinde, insan kaynağına sahip olmasının payının büyük olduğunu kaydetti. Özyeğin, şunları söyledi: “Şu anda bizde 47 değişik pasaportlu eleman var. Rusya’da, Romanya’da bankalarımızda, Dubai’de, İsviçre’de. O ülkelerde başarılı olmamızın en önemli sebebi, bizdeki insan kaynağının, yöneticilerin Türkiye’den gitmiş olması. Mesela Rusya’daki bankamızda 3 bin 800 kişi çalışıyor ve 100’ü Türk üst düzey yönetici. Fransa ve İngiltere, bu kadar çok sayıda yöneticiyi oraya götüremiyor. Bizim elemanlarımız her yere gitmeye razı, her koşulda çalışmaya hazır. Yurt dışında bugün Çin’den sonra en çok inşaat kontratı Türk müteahhitlere veriliyor. Onların başarısı da Türk mühendis ve işçilerini götürmelerinden kaynaklanıyor.”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.