Cumhurbaşkanı Gül’den Gündeme İlişkin Açıklamalar

cumhurbaşkanıCumhurbaşkanı Abdullah Gül, Taha Akyol’un sunduğu “Eğrisi Doğrusu” programına konuk oldu. Gül, İran’da 2003 yılında yaptığı konuşmada ifade ettiği reform çağrısının İslam dünyasında karşılık bulup bulmadığı yönündeki bir soru üzerine, herkesin kendi evini düzene koyması ve köklü reformlar yapması gerektiğini belirttiğini vurgulayarak, “Bunu yapmazsak iki ihtimal var ya halklar ayaklanır ya da dış müdahale kaçınılmaz olur” dediğini hatırlattı. Türkiye’de köklü reformların yapıldığını ve bunun sonucunda güçlü hale gelindiğini kaydeden Gül, “Noksanlıklar ve eksikliklerin varlığı da normaldir. Bir liderin en önemli vasıflarından biri noksanlıklarını görmesidir. Bizim de var noksanlıklarımız ama geldiğimiz noktada örnek gösterilen bir noktadayız. Doğuya da batıya da ilham kaynağı oluyor Türkiye bugün” dedi. Bu adımları atamayanların sürpriz olmayan gelişmelerle karşılaştığını belirten Gül, Mısır, Tunus ve Libya’da yaşananları örnek gösterdi.

Ekonomik reformlarla siyasi reformların paralel gitmemesinin ayaklanmalara yol açtığını anlatan Gül, “Arap Baharı’ndan sonraki kritik süreçte yeni liderlerin ve iktidarların dikkatli olmaları gerekir. Bu dönemi iyi idare edemezlerse tekrar karışıklıklar olur ki çok yazık olur” dedi.

“BAĞDAT İLE İLİŞKİLERİ ZAYIFLATMA DİYE BİR ŞEY YOK”
Türkiye’nin Bağdat yönetimiyle arasının açık olduğunun dile getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Gül, “Türkiye, Irak’ın birliğini ve bütünlüğünü savunan bir ülke. ‘Irak’a Komşu Ülkeler’ toplantıları düzenleyerek Irak’ın parçalanmasına fırsat vermemeye çalıştık. Şöyle tezatlı bir durum var; eskiden Irak’taki Kürtler, Kuzey Irak ile ilişkilerimiz iyi değilken dostlarımız, müttefiklerimiz bize ‘Aman onlarla iyi olun’ derlerdi, şimdi onlarla ilişkilerimiz iyi olunca da rahatsızlık görüyorum biraz. Dostlarımız rahatsız oluyorlar. Ortada tezatlı durumlar söz konusu oluyor. Tabii ki Bağdat bizim için önemli. Biz de tezada düşemeyiz. Ülkenin birliğini ve bütünlüğünü savunurken eğer Bağdat ile olan ilişkilerimizi zayıflatırsak o zaman biz de tezada düşeriz. Dolayısıyla bizim böyle bir tercihimiz yok, Bağdat ile ilişkileri zayıflatma diye bir şey yok. Bazı uygulamalarda yine bizi üzücü davranışlar söz konusu oldu, bundan dolayı birazcık rahatsızlık var ortada” ifadelerini kullandı.

“İRAN İLE TÜRKİYE’NİN AYRI ÇIKARLARI VAR”
Bağdat ile ilişkilerin durumunda İran’ın rolü olup olmadığının sorulması üzerine Gül, şu cevabı verdi:
“İran’ın çok özel bir gayreti olduğunu söyleyemem. İran ile Türkiye’nin ayrı çıkarları var. İran’ın bölgeyle ilgili politikası ayrı. Suriye üzerinde İran farklı düşünüyor, biz farklı düşünüyoruz. Adeta Suriye üzerinde tezlerimiz karşı karşıya geliyor. Bu gayet açık bir şey. İran’ın Türkiye karşıtlığından ziyade, tehdit algılamaları var. Bu algılardan dolayı kendisine bariyerler kurdu, kendi tehdit algılaması çerçevesinde hareket etti ve Türkiye ile ters düştü. Yoksa İran ile Türkiye arasında direkt ciddi bir anlaşmazlık ortaya koyamayız. Tabii ki farklı rejimlerimiz var, farklı düşüncelerimiz var ama 20 milyar dolar civarında, geldiğimiz en yüksek seviye, dış ticaret hacmimiz var.

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ
ABD’nin Irak konusunda Türkiye ile arasında bir mesafe bulunduğu belirtilerek, bu ülkenin Bağdat yönetimiyle arası iyiyken Türkiye’nin arasının kötü olduğunun kaydedilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin politikalarını başkalarının üzerinden yapamayacağını belirtti. Gül, “Ortadoğu’daki hafızamız, tarihimiz, kazandıklarımız, kaybettiklerimiz… Bütün bunlara biz vakıf değilsek ve bu konularda başkalarının danışmanlığıyla biz hareket edersek doğrusu o zaman yanlışa gideriz. O açıdan bizim gerek Irak ile gerek diğer ülkelerle yakın işbirliğimizi, ilişkimizi, bunları normal görmek gerekir. Ülkelerin içişlerine çok fazla girmek hiçbir zaman doğru olamaz, bu ayrı bir girdaptır” dedi.

“ÖNEMLİ OLAN BİZİM YERİMDE SAYMAMAMIZ, BİZİM YÜKSELMEMİZ”
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin AB yolunun yeniden açılıp açılmadığının sorulması üzerine, Almanya ve Fransa’nın, Türkiye’nin üyeliğiyle ilgili çekinceleri olduğunu dile getirdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in dürüst davrandığını, “tereddütlerim var ama ben ahde vefa ilkesine sağdığım, dolayısıyla bir engel çıkarmam” dediğini kaydeden Gül, Fransızların pozisyonlarını değiştirmeye çalıştıklarını ancak köklü değişiklik görmediğini ifade etti. Müzakere sürecinin Türkiye’nin işine yaradığını ve ülkeyi güçlendirdiğini belirten Gül, Avrupa Konseyi’ndeki bir komiserin yakın bir zamanda “gidip de secde edeceksiniz önlerinde” anlamında sözler sarf ettiğini hatırlattı. Gül, “Önemli olan bizim yerimizde saymamamız. Bizim yükselmemiz” dedi.

AB’nin de kendi içinde tartışmalar yaşadığına dikkat çeken Gül, belki iki Avrupa Birliği ortaya çıkacağını, bazı üyelerin birliğinde bütün kurumlarında bazı üyelerin ise bazı kurumlarda yer alacağını söyledi. İngiltere’nin AB’nin para sisteminin dışında olduğunu dile getiren Gül, Türkiye’nin de üyeliği gerçekleşirse İngiltere gibi olacağına, para birliğine girmeyeceğini belirtti.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.